We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türk devletinin beka meselesi var mıdır?

3 2 10
04.03.2019

Bu sorunun kestirmeden cevabı; “Evet, Türk milletinin beka meselesi vardır.” olacaktır. Hem de büyük bir kesinlikle vardır, şeksiz şüphesiz vardır, tartışmasız vardır.

Ancak bu beka meselesinin 31 Mart seçimleri ile uzaktan ya da yakından, doğrudan veya dolaylı herhangi bir ilişkisi yoktur.

Netice itibarı ile sadece mahalli yöneticilerin tespit edileceği bir seçim yapılacaktır. Dolayısıyla yerel olarak tercihler belirlenecek ve doğru ya da yanlış sadece belli bir bölge ile sınırlı kalacaktır. Yani bir ilin yanlışı yahut doğrusu kendi sınırlarında dışında hiçbir yeri etkileyemeyecektir. Bu da Türk devletinin bekası ile 31 Mart 2019 seçimlerinin ilgisinin olmadığının en büyük delilidir.

Peki, beka meselesi varsa -ki var olduğunu belirttik- nedir? Ona cevap vermeye çalışalım.

Devlet kurallarla kaimdir

Devlet bir milletin hayatını yöneten ve yönlendiren bir kurumdur. Birbiri ile uyum içinde çalışan bir dişliler topluluğudur, denilebilir. En küçüğünden en büyüğüne bütün dişliler tam anlamıyla uyum ve senkronizasyon (eşzamanlılık ve paralellik) içinde çalışırlar. En küçük veya en önemsiz gibi görülen bir dişlideki bir arıza bile devletin dolayısıyla toplumun hayatını etkileyecektir.

Devlet kurumlar topluluğu olduğu kadar kurallar bütünüdür de. Toplum hayatı için, yüzyılların imbiğinden geçirilerek damıtılan ve insanlar tarafından genel kabul görmüş düzenlemeler, usulüne uygun bir şekilde, kural haline getirilirler. Bu önce kanun olarak çıkarılır, sonra bu kanunun uygulama yöntemleri belirlenerek hayata geçirilir. Kanun çıkarılırken önce gerekçe ortaya konur. Maksat açıklanır. Sonra kanunun amaç ve kapsamı belirlenir. Bütün bunlardan sonra kanun çıkar.

Kanunlar ve yönetmelikler uygulanmak için çıkarılırlar. İş olsun diye, var desinler veya yapmış olmak için çıkarılmazlar. Çok düşünüp uzun süre uygulanmak için düzenlenirler. Kafasına esen yasa çıkaramaz, çıkarmamalıdır. Türkçemizin güzel deyimi ile kitabına uydurmak için de düzenleme yapılamaz. Kişi ya da her hangi bir zümre veya grup menfaati için de olamaz. Hukukun içinde kalınmalıdır. Yani sözün kısası millet için ve insanların eşitliği gözetilerek yasa çıkar ve uygulanır. Yoksa kaos olur ve altından kalkılamaz.

Bundan, çok değil yaklaşık yirmi yıl önce, bir yönetmelik çıkarken, yönetmeliğin kapsamına göre yedi sekiz bakanlığın katkısı ve dolayısıyla onayı alınarak düzenleme yapılıyordu. Bir takım yönetmelik düzenlemelerinde komisyon üyesi olarak görev yaptığım dönemlerde işleyiş şöyleydi. Önce yönetmelik hazırlanması veya mevcutta değişiklik için yönetim kurulu kararı alınır, bu kararla komisyon oluşturulurdu. Komisyona, ihtisas dairelerinin yanı sıra, bir de Başbakanlığın yönetmelik hazırlama usul ve esaslarının uygulanmasını sağlayan birimden katılan olurdu. Bu çok önemliydi. Çünkü komisyonun hazırladığı taslak yönetim kurulunun........

© Milli Devlet