We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Paranın ve Türkiye’nin Rotası!

2 2 0
23.12.2019

14 Aralık (2019) Cumartesi günü Resmî Gazete’de Kurul Kararları başlığı ile bir ilan yayımlandı. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun Kurul Kararları. Bu ilan, artık her sektörde olan düzenleyici kurullardan birisi olan bu kuruma biraz daha dikkatlerimizi çekti.

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu 660 Sayılı KHK ile 2011 yılında kurulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ya da görevlendireceği bir bakan ve bakanlık ile ilişkili kuruluş. Devlet işleyişi hakkında bilgisi olanlar, ilişkili kavramının ile bağımsız hareket edebilme anlamına geldiğini bilirler. Kurum ve personeli kendi yasa ve oluşturduğu mevzuat dışında ilişkili olduğu bakanlık da dâhil hiçbir kuruluşu hem dikkate almaz hem de kendileri düzenleyici oldukları için onların uymasını bekler. Devlete bir bütün olarak baktığımızda, bu üst kurullar birer ada gibidirler. Sistemin içindedirler ancak sistemden bağımsız çalışmaktadırlar. Yasada özerk yazmakla birlikte özerklikten daha fazla bir statüdür.

KHK’nın 25. Maddesi “Kurum, incelemeleri …gerekli hâllerde kanunlarla belirli alanları düzenleme ve denetleme yetkisini haiz olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun …birimleri vasıtasıyla da yürütebilir.” demektedir. Devletin en eski ve tecrübeli kuruluşlarının bile belirli alanlarda olduğunu, kendisinin onların üzerinde olduğunu söylemektedir. Mesela Maliye Bakanlığının kuruluş kanunu “M 11 b) … Devlet sermayesi ile kurulmuş işletmelerin ve fonların muhasebe sistemlerini, gerektiğinde ilgili dairelerle birlikte belirlemek, bu konudaki mevzuat düzenlemeleri ile ilgili hazırlıkları yapmak…” der. Maliye, devletin muhasebesini ve mevzuatını belirlemekte, Kamu Gözetimi Kurumu da adı üstünde genel olarak muhasebe sistemini oluşturmakta. Ama Maliye Bakanlığı vergi işlemlerini de yaptığından genel muhasebe sistemini de kurgulamakta. İşte devlet içinde devlet ya da devlet içinde adalanmadan kastım tam da bu.

Ya bu adadan dışarı çıkanlar

Bu kurumu tanımak için baktığımızda görev tanımı KHK’da “uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Muhasebe Standartlarını oluşturmak ve yayımlamak…”, denetimde de standardı oluşturmak görülüyor. Ayrıca karşımıza farklı hususlar da çıkmakta. Mesela, 14 Aralık’ta ilan edilen kararlarda bir yabancı kuruluşa atıf görülüyor.

Kurum kendi sayfasında “…söz konusu sektöre özgü finansal işlemlerin kalitesini ve bu işlemler hakkında farkındalığı artırmak amacıyla faizsiz finans alanında yayımlanan uluslararası standartların mevzuatımıza kazandırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu çerçevede, 27 Eylül 2017 tarihinde Kurumumuz ile İslâmî Finans Kuruluşları Muhasebe ve Denetim Kuruluşu (AAOIFI) arasında faizsiz finans sektörüne ilişkin muhasebe, denetim, etik ve yönetişim standartlarının mevzuatımıza kazandırılması amacıyla bir telif anlaşması imzalanmıştır. İmzalanan bu anlaşmayla…” demekte. Kurumun internet sayfasında bahsedilen anlaşmayı bulamadım ancak telif anlaşması olduğuna göre AAOIFI’nin çalışmalarından istifade için olduğu anlaşılıyor.

AAOIFI, üyelik için başvuruyu zorunlu kılıyor. Vizyonunu da “İslâmî finansın piyasa operasyonunu ve şeriat prensipleri ve kuralları hakkındaki finansal raporlamasını yönlendirmek ve İslâmî finans piyasalarına, endüstrinin büyümesini destekleyebilecek standartlar ve kılavuzlar sağlamak.” olarak belirlemiş.

Mütevelli heyeti beş yıllığına genel kurulunda seçiliyor. Şu anki heyetin 18 üyesi içinde, Türkiye’den Prof. Dr. Necdet Şensoy var. Diğer üyeler Bahreyn, Katar, BAE, Suudi Arabistan, Kuveyt, Pakistan ve Malezya’dan. Bir kişi de Ortadoğu Ernst-Young isimli uluslararası Amerikan firmasından bulunmakta. İslâmî finans muhasebe standartları için oluşturulan organizasyonda Hristiyan bir denetim ve danışmanlık kuruluşunun üyeliği de ilginç doğrusu.

İlginç olan başka üyeler de var. Tabii isimleri değil temsil ettiği finans kuruluşu öne çıkıyor. Mesela NCB (The National Commercial Bank) göze çarpıyor. Türkiye Finans’ın internet sayfasında, Suudi Arabistan’ın ilk ve en büyük kamu bankası ve Türkiye Finans’ın da g ile hâkim ortağı olduğu görülüyor.

14 Aralık’taki Resmî Gazete

Kamu Gözetimi Kurumu denetçiyi “bağımsız denetim yapmak üzere, … meslek mensupları........

© Milli Devlet