menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Muhafazarkarlığın geometrisi değişti

19 1
11.01.2026

Muhafazakârlık, tarih boyunca katı bir ideoloji olmaktan çok, bir denge arayışı olarak var oldu. Geleneği kutsadı ama zamanı yok saymadı; değişimi reddetmedi fakat onu denetim altında tutmayı amaçladı.

Bu yönüyle muhafazakârlık, sabit ilkeleri olan ama hayatın akışıyla birlikte esneyebilen bir düşünce biçimiydi. Gücünü dogmadan değil, ölçüden alıyordu.

Bugün ise bu denge ciddi biçimde sarsılmış durumda.

Siyasal alanda muhafazakârlık uzun süredir bir savunma refleksiyle değil, doğrudan iktidar pratiğiyle tanımlanıyor. Bu, basit bir rol değişimi değil; düşüncenin doğasında yaşanan esaslı bir kırılma.

Çünkü muhafazakârlık, tarihsel olarak iktidarın dili değil, iktidar karşısında değerleri hatırlatan bir duruştu.

Bugün ise muhafazakâr siyaset, değerleri çoğu zaman iktidarın sürekliliği üzerinden yeniden tarif ediyor. Bu durum, muhafazakârlığın en temel vasfı olan “sınır koyma” yeteneğini zayıflatıyor. Gücü denetlemek yerine ona anlam yükleyen bir dile evriliyor. Değerler, merkezin kendisi olmaktan çıkıp merkeze göre konumlanan unsurlara dönüşüyor.

Bu noktada soru açıktır:

Muhafazakârlık hâlâ iktidarı sınırlayan bir ahlâk çağrısı mıdır, yoksa iktidarı meşrulaştıran bir........

© Milat