Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti
Âtıf Hoca, Avrupa Medeniyetinin menhiyâtının değil, Tecrübî İlminin ve Medeniyetimizle kâbil-i têlîf sâir hayırlı cephelerinin ik̆tibâs edilmesini istiyordu (222)
Şehîd Âtıf Hoca merhûm, Kemalist Rejimin bütün gazâbını üzerine çekmesine sebeb olan eserinde, târîhî hak̆îkatlere gâyet muvâfık olarak, Müsbet İlimler ve irfân planında, Avrupa Medeniyetinin İslâm Medeniyetinin tâk̆îbcisi olduğunu, bu medeniyetin başta ilim ve teknik olmak üzere müsbet, hayırlı her cephesine Müslümanların sâhib çıkmasında bir beis olmadığı gibi, hattâ onun bu cihetlerinin ik̆tibâs edilmemesinin büyük günâh olacağını îzâh etmektedir.
Mâmâfîh, Avrupa Medeniyeti nâkıs bir medeniyettir; insanın sâdece maddî, dünyevî ihtiyâclarına ehemmiyet vermekte, insanın uhrevî hayât endîşelerini mesnedsiz addetmekte, bu yüzden onu sathî bir mahl̃ûk mesâbesine düşürmektedir. Hâlbuki İslâm Medeniyeti, insanın hem maddî ihtiyâclarına, hem de mânevî arayışlarına cevâb verir. Bu bakımdan, İslâm Medeniyeti, Avrupa Medeniyetinden üstündür; Müslümanlar ilmî-sınâî eksiklerini giderdikleri zamân, medeniyetleri, bütün İnsanlığı kendine cezbedecekdir…
Öyleyse Müslümanların Avrupa’yı taklîd etmeleri, ancak ilim ve irfân planında câizdir; fakat bu husûstaki taklîdleri de, zâten kendi asıllarına dönmekden başka bir şey olmaz. Buna mukâbil, Müslümanlar, Dînen, Şer’ân ve aklıselîm mûcibince Avrupa’nın menhiyâtına heves etmemeli, bilakis kendi ahlâk ve fazîletleriyle onlara örnek olmalıdırlar…
Ayrıca, her milletin, kendi inanclarının ifâdesi olan bir takım remizleri, timsâlleri vardır; o hâlde bile bile bunları ik̆tibâs etmek, kendi şahsıyetini kaybetmek, onlara benzemek, onlara temessül etmek demekdir. İşte şapka, zünnâr, haç gibi şeyler bu cümledendir. [Bunlar, bir milletin bayrağı mesâbesindedir.] Nasıl ki bir Fransızın sarık bağlayıp dolaşması, elinde Hilâl taşıması beklenemezse, bir Müslümanın da elinde Haçla, kafasında silindir veyâ melon şapkayle dolaşması münâsib olmaz…
“Binâenaleyh Gayr-i Müslim unsurlardan hangisi olursa olsun, onların şiârı olan şeyleri giyinmek, takınmak, kuşanmak –sahîh kavle göre- Küfürdür.” Ve yine gâyet mâkûl̃ olarak, Hadîsde buyurulduğu gibi, “bizden başkasına benzemiye özenenler, bizim Milletimizden değildir.” (Frenk Mukallidliği ve Şapka 1975: 25, 3) Bu çerçevede, Müslümanların idârecileri onları bu Küfür şiârlarını benimsemiye zorlarsa, elden geldiğince onlara muhâlefet etmek lâzımdır; zîrâ “–Hadîs-i Şerîf mûcibince- Hâlik̆’a isyânda mahl̃ûka itâat olmaz!” (İskilipli Âtıf Hoca, Frenk Mukallidliği ve Şapka, Sâdeleştiren: Sadık........
