MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (234)

(İlk def’a neşri: Yeni Söz, 24.4.2020/575)

***

Bu müşâhede ve tahmînimiz doğruysa, Teblîğdeki listeden sâdece “Yûsuf Çavuş oğlu Köy İmâmı Hâfız Mustafa”nın âk̆ibeti mechûlümüzdür… Belki de evvelâ tevk̆îf edilip sonra serbest bırakıldı ve Müddeiumûmînin haklarında dâvâ açtığı 23 kişi arasında yer almadı… Bu mevzûda sâdece tahmînde bulunabilmemizin esâs sebebi, gazetelerde, haklarında dâvâ açılan maznûnların bir listesinin neşredilmemiş olmasıdır…

Cetvelimizin son sütûnunda, Çorum Ağır Cezâ Mahkemesi tarafından berâat ettirilen 4 maznûn ile mahkûm edilen 19 maznûnun tam listesi yer almakla berâber, ilk iki sütûndaki isimlerle bunları eşleştirirken, bâzıları hakkında tereddüd içinde kaldık ve bunların yanına birer istifhâm işâreti koyduk…

Bu tereddüdümüz, 1 Şubat 1933 gününün ikindi namazında, Ulu Câmi’de Sahîh Kâmet okuyan Hacı (veyâ Hoca) Yahyâ oğlu Kazanlı İbrâhim için de bahis mevzûudur. Tahmînimizce, bu maznûn, iki sene hapse ve bir o kadar Emniyet nezâreti altında tutulmıya mahkûm olan Îsâ oğlu İbrâhim’dir. Künyeler tutmamakla berâber, mahk̃ûmiyet listesinde, İbrâhim isimli başka birisi de görülmüyor…

Sahîh Kâmeti okuyan Kazanlı İbrâhim, iki sene ağır hapse mahk̃ûm olurken, Sahîh Ezân okuyan Üçkuzular Mahallesi’nden Mustafa oğlu Topal Halîl’in bir sene hapse mahk̃ûm olması da, bâhusûs merâkı mûcib oluyor… Bunun sebebi, herhâlde, Sivil Polis Hamdi Efendi’nin Topal Halîl Efendi’nin hüviyetini tesbît edip zabıt tutmasıyle başlıyan hâdisede, câmideki cemâate hitâben: “- Bu nedir yâhu? Yahûdiler havralarında, Hıristiyanlar kiliselerinde serbestce âyin yaparlarken neden bizi böyle kânûnsuz tazyîk̆ ediyorlar? Gidip derdimizi anlatalım!” sözleriyle, cemâati İbâdet Hürriyeti talebine teşvîk̆ edenin, Kazanlı (veyâ Tatar) İbrâhim Efendi olmasıdır…

Yine 2 sene hapis ve bir o kadar Emniyet nezâreti altında tutulmakla cezâlandırılan İslâm oğlu Elektrikci Arnavud Seyfeddîn Efendi, cemâatin sözcüsü sıfatıyle, Evkâf Müdürü Fâik̆ Bey’e hâdiseyi nakledip müzâheretini ricâ eden zâttı…

Maznûnlar, hapis ve Emniyet nezâreti altında tutulmak cezâlarına ilâveten, 48.- TL da mahkeme masrafı ödemiye mahkûm edilmişlerdir. Bu garîban insanlar için mühim bir mebl̃ağ…

“Mahkeme”nin 2,5 sene hapis ve bir o kadar nezâret ile en ağır cezâya mahk̃ûm ettiği Ulu Câmi Hatîbi (Süleyman oğlu) Hâfız Tevfîk̆ Efendi’nin hâli de pek ibretâmîzdir… Onun hakkında naklettiğimiz gazete haberinde, “evvelce [yâni 1 Şubat 1933 Sahîh Ezân Hâdisesinden evvel] Türkce Ezân aleyhinde bulunmuş olması”, tevk̆îf sebebi olarak gösteriliyordu… Başka gazete haberlerinden, onun bu sebeble Hatîblikden azledildiğini, mâmâfih muhâkeme sonrası berâat ettiğini öğrenmiştik… “Mutlak Şef”in Bursa Hâdisesine müdâhil olması, onun berâatini kıymetsiz hâle getirmiş görünüyor…

Cetvelimizin birinci sütûnundaki tevk̆îf edilenler........

© Milat