Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (212)

“Kızın yaptığı güzel numaraları seyre daldı”

“(26 Ekim 1925) Yemekten sonra gramofon çaldırdı. Yeni gördüğü genç bir artist gelerek alaturka oyunlar yaptıktan sonra işi alafrangaya çevirdi. Atatürk beğendi ve taltif için onunla dans etti. Sonra Recep Peker'e verdi; o da benim gibi henüz lâyıkı ile öğrenememiş; bir iki dolaştı, bıraktı. Bana işaret etti; kalktım, dans ederken biraz açık tutuyormuşum, gülerek ‘Kumandan, öyle olmaz, yapışacaksın’ diye azarladı. Tekrar alaturka oyunlara geçildi. Atatürk, kanapeye oturarak kızın yaptığı güzel numaraları seyre daldı… […]

“Gecenin sonuna doğru Tevfik Rüştü Aras’a Cumhuriyet Bayramı programının ana hatlarını söylüyor, fevkalâde azametli ve debdebeli olmasını, gece de Fresko’da büyük bir balo verilmesini emrediyordu. (Altay 1970: 406-407)

“(27 Ekim 1925) (Akşam sofradayken) isminin Rasim Ferit olduğunu öğrendiğim şaşı gözlü bir doktor gelerek Atatürk’ün elini öptü ve işaret edilen yere oturdu, konuşmağa başladı. Kendisi Mason imiş, sözleri de Masonluk hikâyeleri… […]

“Rasim Ferit, belediyede oy verirken kendisine fotoğrafını imzalattıran bir artistten bahsetti. Otelde görüşürken ne olur beni cebine koy Gazi’ye götür dediğini öyle bir anlattı ki Atatürk yarın akşam al gel misafirlerimiz eğlensinler demekten kendini alamadı. Eniştesi Mustafa Bey de [Mustafa Mecdi Boysan] o getiremez, ben getiririm diyerek hizmet yarışına girişti, gülüştüler. Bizlere izin verdiği vakit saat bir olmuştu.” (Altay 1970: 408-409)


(http://www.haber3.com/30lu-yillarda-gece-hayati-boyleydi-haberi-1100869h.htm; 10.3.2015)

1930’lu senelerin “Kemalist Türkiye”sinden manzaralar… Frenk Medeniyetine tamâmen temessül edebilmek için sefâhat -bizzât nümûne olunarak ve buradaki misâlde olduğu gibi, sâir vâsıtalarla- teşvîk̆ ediliyor…

***

“Râfet Süreyyâ'nın çıplak hâlde serpanten dansları”

“(28 Ekim 1925) Akşam Çankaya’ya döndüğümde, Atatürk’ü sofrada buldum. Karşısında İnönü oturuyordu. Kendi sağında Konya Kız Öğretmen Mektebi Müdiresi Saadet Hanım, solunda isminin Refet Süreyya olduğunu öğrendiğim bir bayan oturuyordu. İnönü nün sağında Afet Hanım, (Konya kız öğretmen okulundan evlâtlığa kabulünü rica eden) S. Hanım bulunuyor. Diğer misafirler Şükrü Kaya, Ruşen Eşref, Ali Cenani, Rasim Ferit ve Tevfik Beyler. Gazi konuşuyor, sanattan bahsediyor, herkes dinliyor. Bir ara kalktı, müziğe vals çaldırdı. Refet Süreyya Hanım’ı dansa kaldırdı. Bu, dün akşam bahsi geçen artistmiş. Danstan sonra biraz oturulup içildi. Artist bayan bir paravananın arkasında soyundu; çıplak denecek bir halde ortaya çıktı; açık sarı ince ipekli bir mayo ve tül bir gömlekle serpanten danslar, Hindistan oyunları yaptı. [Frz. “serpentin”: yılansı, yılan gibi........

© Milat