Washington'un iki cepheli kumarı: dün Kiev, bugün Tel Aviv… Peki yarın neresi? |
Uluslararası siyasette en büyük çelişki, ilkeler ile çıkarların aynı cümlede kullanılmaya başlanmasıdır.
Bugün Washington'un Ukrayna'da savunduğu söylem ile Ortadoğu'da izlediği politika arasındaki mesafe, yalnızca diplomatik bir tutarsızlık değil, küresel sistemin içine sürüklendiği ahlaki ve stratejik krizin de en açık göstergesidir.
Amerika Birleşik Devletleri, bir yanda Ukrayna savaşını "uluslararası hukukun savunulması" olarak tanımlarken, diğer tarafta; Ortadoğu'da İsrail'e verdiği kapsamlı siyasi ve askeri desteği "müttefik dayanışması" kavramıyla açıklamaktadır. Oysa dünyanın önemli bir bölümü bu iki tabloya aynı gözle bakmıyor.
Washington'un Ukrayna'da Rusya'ya karşı yürüttüğü dolaylı mücadele ile Ortadoğu'da İsrail üzerinden sürdürdüğü politikalar arasında dikkat çekici benzerlikler gören geniş bir uluslararası kamuoyu bulunmaktadır.
Sorulması gereken soru şudur: Eğer Ukrayna'da vekâlet savaşları uluslararası güvenliği tehdit ediyorsa, Ortadoğu'da yaşananlar neden farklı kabul edilsinki.
Rusya yıllardır Batı'nın Ukrayna'yı yalnız bırakmadığını, aksine NATO'nun bütün askerî, ekonomik ve teknolojik kapasitesinin Kiev'in arkasında bulunduğunu savunuyor. Batı ise hem bunu reddediyor hemde Ukrayna'nın meşru müdafaa hakkını desteklediğini söylüyor.
Aynı tartışmanın benzeri bugün İran tarafından Amerika için dile getiriliyor. Tahran, Washington'un İsrail'e verdiği desteğin ABD'yi fiilen çatışmanın taraflarından biri hâline getirdiğini ileri sürüyor. Taraflar bu konuda taban tabana zıt görüşlere sahip olsa da tartışmanın kendisi, uluslararası sistemin ne kadar derin bir meşruiyet krizine sürüklendiğini gösteriyor.
Asıl dikkat çekici olan ise Washington'un aynı anda iki büyük jeopolitik cephede mücadele etmeye çalışmasıdır.
Bir tarafta Rusya'yı çevreleme stratejisi, diğer tarafta Çin'i dengeleme politikası ve bunlara ek olarak Ortadoğu'da giderek karmaşıklaşan güvenlik denklemine müdahil olma çabası.
Tarih, hiçbir büyük gücün aynı anda bu kadar geniş coğrafyada sınırsız maliyetlerle siyaset üretemediğini defalarca göstermiştir.
ABD'nin İsrail'e verdiği güçlü destek, yalnızca........