menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortadoğuda Kürtlerin stratejik satrancı: At ve fil

20 0
31.08.2026

Ortadoğu’nun bin yıllık coğrafyası, haritaların kanla çizildiği ve her aktörün kendi oyun planını dayattığı devasa bir satranç tahtasını andırıyor.

Bu tahtanın en kadim ve en hareketli öznelerinden biri olan Kürtler, özellikle son çeyrek asırda Türkiye ve Suriye ekseninde yürüttükleri mücadeleyle politik olarak kendi varlıklarını ve kazanımlarını tescilleme savaşı veriyorlar.

Bu karmaşık güç mücadelesini anlamak için askeri ve siyasi terminolojinin ötesine geçmek; satrancın o derin, felsefi ve stratejik derinliğine bakmak gerekiyor. Zira Kürtlerin Türkiye ve Suriye’deki varoluş mücadelesi ve elde ettikleri kazanımlar, tam anlamıyla satranç tahtasındaki iki "önemli ve hafif taşın", yani atın ve filin karakteristik özellikleriyle muazzam bir benzerlik taşıyor.

Suriye, Kapalı Konumların ve Engellerin Üzerinden Atlayan "At"; Satrançta at, tahtanın en nevi şahsına münhasır taşıdır. Önü kapalıyken, piyon zincirleri yolları tıkamışken bile diğer taşların üzerinden zıplayabilen tek güçtür. Kısa menzillidir ama öngörülemezdir; "L" şeklinde çizdiği rotalarla en korunaklı kalelerin, en güçlü vezirlerin arkasına sızabilir.

Suriye’nin kuzeyinde (Rojava) 2011 yılında patlak veren iç savaş, tam anlamıyla taşların birbirine kilitlendiği, piyonların yolları kapattığı ve ezberlerin bozulduğu "kapalı bir konum" yarattı.

Suriye Kürtleri, bu kaotik ve sıkışmış ortamda tıpkı bir at gibi hareket ettiler. Önlerindeki Baas rejiminin duvarlarını, IŞİD gibi karanlık yapıların yarattığı devasa engelleri ve bölgesel ambargoları, kendi iç dinamiklerinden aldıkları esneklikle aşmayı başardılar.

Atın en büyük gücü, satrançta "karakol noktası" adı verilen, rakip piyonların........

© Milat