Muhatap alınmak |
İnsan, biraz da kendisini kimin çağırdığıyla yaşar. Kimin gözünde bir değeri olduğunu hissediyorsa oraya doğru yönelir, oraya doğru akar. Çünkü insanın en büyük ihtiyaçlarından biri sadece anlaşılmak değil; fark edilmek, görülmek, muhatap alınmaktır da aynı zamanda.
Bazen de kıymet verdiklerimiz tarafından fark edilmek isteriz. Hepimizin bir kıymet verdiği vardır. Önemsediği, bir bakışına dünyaları verdiği, uğruna her şeyden vazgeçtiği, canından daha önemli tuttuğu… O kişi yahut o dava her neyse, ona verdiğiniz sevginin karşılık bulduğunu hissetmek insanın iç dünyasında tarifsiz bir baharın müjdecisi olur. Sevdiğin kişi tarafından sevildiğini bilmek, belki de insan ruhunun en büyük nimetlerinden biridir.
Bazen tek bir söz insanı hayata bağlar. Bir “Gel!” hitabı, bütün yorgunlukları unutturur. Ardına bakmadan yürütür insanı. Çünkü çağrılmak, değer verildiğinin işaretidir. İnsan, kıymet gördüğü yere doğru koşar.
Şöyle düşünün… Tuttuğunuz takımın maçını tribünden izliyorsunuz. Binlerce insan arasında takım kaptanı dönüp size isminizle hitap ediyor ya da gol atan bir futbolcu dönüp golü size ithaf ediyor. O an kameralar size çevriliyor. Belki birkaç saniyelik bir an… Ama ömür boyu unutulmayacak bir gurur.
Ya da hayranı olduğunuz bir sanatçının........