Dünya senin etrafında dönmüyor komşu!
Hiç düşündünüz mü? Neden hep biz haklıyız? Neden bizim gibi düşünmeyen gerici, bizim gibi hareket etmeyen ahlaksız, bizim gibi inanmayan sapık, bizim partiye oy vermeyen hain? Sabah kalkıyoruz. Aynı otobüse biniyoruz. Aynı ekmeği alıyoruz. Aynı faturayı öderken içimiz cız ediyor. Ama otobüste yan yana otururken birbirimizin yüzüne bakışımız bile düşmanca. Neden? Çünkü birileri bize sürekli şunu fısıldıyor: "Sadece sen doğrusun. Senin ırkın üstün. Senin mezhebin hak. Senin ideolojin kurtarıcı. Gerisi teferruat, gerisi düşman." Biz de bu masalı yutuyoruz. Birbirimize rarsizmle, bölgecilikle, aşiretçilikle, partizancılıkla bakıyoruz. Mahalleler kuruyoruz. Duvarlar örüyoruz. Kendi ördüğümüz duvarların arkasında kendimizi güvende sanıp, dışarıdakine çamur atıyoruz. İdeolojik fanatizmle gözümüz kör oluyor; bağnazlığın, tahammülsüzlüğün, hoşgörüsüzlüğün batağında debelenip duruyoruz. Biraz dürüst olalım mı? Aynaya bakmaya cesaretiniz var mı? Bir an için durun ve kendinize şu soruları sorun: Doğduğun şehri, ananın babanın konuştuğu dili sen mi seçtin? Sen seçmediğin bir şeyle nasıl üstün olabiliyorsun? Senin gibi düşünmeyen adamın da sabah uyandığında endişeleri, çocukları için hayalleri, rızık kaygısı yok mu? Onun da canı acımıyor mu? Onun da gözünden akan yaşın rengi seninkinden farklı mı? Sana saygı gösterilmesini isterken, sen yanındakine ne kadar saygı gösteriyorsun? Bakın dostlar; aynı fabrikadan çıkmış robotlar değiliz. Hepimiz insanız. Düşüncelerimiz, tutumlarımız, estetik zevklerimiz, giyim kuşamımız, çatışma çözme tarzımız farklı farklı. Fikirlerimiz, geleneklerimiz, yaşımız, cinsiyetimiz, ten rengimiz farklı. Olması gereken de bu zaten. Allah isteseydi herkesi tornadan çıkmış gibi tek tip yaratmaz mıydı? İmtihan........
