Bebeler kreşlere, yaşlılar huzurevlerine!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı bir "merkez"de minicik çocuğun darp ve stismara uğradığına dair iddialar gündemde.

İddialar korkunç.

Yargı neye karar verirse o doğrudur.

Biz, yargının yetki alanına girmeyelim.

Süreci takip edelim.

Ve fırsattan istifade, “çocukların kreşlere, dedelerle ninelerin ise huzurevlerine bırakılması” üzerinde duralım.

Kreş, “hayvan yemliği” anlamına geliyor bildiğiniz gibi.

Hayvanların beslendiği yer.

Bu isimlendirme beni rahatsız ediyor, onun için, anaokulu, çocuk yuvası, çocuk bakımevi, bebek bakımevi demek istiyorum ama bunlar da içime sinmiyor.

Bir vakitler, bakacak kimsesi kalmamış çocuklar için kurulan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu vardı.

Yetkileri Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne devredildi.

Korunmaya muhtaç çocuklar için çocuk evleri, sevgi evleri var.

Anne-baba yoksa, ailede çocuğa bakmak isteyen birileri yoksa çocuk güvenilir bir ortamda değilse elbette sahip çıkılacak…

Ben…

Hem o çocuklar için hem de anneleri babaları olduğu halde “yuva”lara bırakılan bebeler için çok üzülüyorum.

Ben de onlardan biriyim de bundan dolayı hassasım belki de…

Benimkisi “istisnai” bir durum, işkence görmüşüm oralarda.

Çoğu yer böyle değil tabii, çocuklara büyük hassasiyetle bakmaya çalışan yerleri biliyorum.

Yine de annesi babası olduğu halde, 2-3 yaş arası çocukların hatta 18-24 aylık bebeklerin kreşlere- gündüz bakımevlerine bırakılmasını çok yadırgıyorum.

Anne baba çalışınca, bakacak bir aile büyüğü de olmayınca........

© Milat