menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kuantum Ve Meleklerin Şahitliği

21 0
09.01.2026

Her şey, çocukluğumda bir vesile ile elime geçen Bilim ve Teknik dergisiyle başladı. O dergideki atom resimleri, elektronların o gizemli yörüngeleri ve kâinatın derinliklerine dair anlatılanlar öyle bir dikkatimi çekmişti ki, o küçük yaşımda ruhumda bir kapı aralanmıştı. Yıllar sonra Bediüzzaman’ın "Ene ve Zerre" risalesini okuyunca, o çocuksu merakım yerini derin bir aşka bıraktı. Üstad adeta elimden tuttu ve beni zerreler aleminde hayali ama hakikatli bir yolculuğa çıkardı. İşte o gün bugündür, tabağımdaki sebzeden gökteki yıldıza kadar tüm kâinata hayranlıkla bakıyorum. Bakıyorum ve ne kadar aciz ve fakir olduğuma şükrediyorum.

Bugün anlıyoruz ki; modern bilimin "parçacık" deyip geçtiği o küçük devler, aslında kâinatın en sadık memurlarıdır. Kuantum dünyası bize fısıldıyor: Madde dediğimiz o katılık, aslında bir ihtimaller okyanusu ve bulutu... Bir zerre, ona bir "şuur" nazarı değene kadar her yerdedir ama hiçbir yerdedir. Allah'ın ilmindeki bir plan, bir potansiyel, her ihtimale açık bir "esir" titreşimidir.

Şuur nazarı değdiği an: O zerre, "Beni gören biri var, o halde vazifemi ilan etmeliyim" der gibi somutlaşır varlığını gösterir. O zerre anında "hazır ol" vaziyetine geçer. İşte bu, zerrenin sonsuz kudret sahibi Allah'a: "Emret komutanım, görev yerimdeyim!" diyen askerî bir sadakatidir. Bayılıyorum bu sadakate.

Peki, insan uyurken bu zerreler kimin huzurunda hazırolda........

© Milat