İran: Dünyada Değişim Olur mu?

A.B.D. ve İsrail İran’a saldırdıklarında şu varsayımla hareket ediyorlardı: İran halkı zaten memnuniyetsiz bir durumdadır; dolayısıyla saldırıdan kısa süre sonra ayaklanacaklardır.” Anlaşıldığı kadarıyla, A.B.D ve İsrail savaşın nihai sonucunu İran halkının rejime isyanına bağlamışlar.

Bu zamana kadar savaşın serencamına bakıldığında İran’ın psikolojik üstünlüğe sahip olduğu görülecektir. Amerika ise gerek iç siyaset, gerek halkın memnuniyeti ve gerekse etkin sonuç alma açısından yaşadığı derin sorunları deşifre etmektedir; siyaset ve halk düzleminde İran’a saldırının meşruiyeti hala sorgulanmaktadır. A.B.D. ve İsrail’in sonuç almak için sıklıkla İran halkını ayaklanmaya çağırması hem stratejilerinin yokluğu hem de acziyetin üst düzeyde göstergesi olarak okunmalıdır.

A.B.D. ve İsrail gelinen noktada anlaşılmıştır ki, mutlak kötücüllüğü temsil etmektedirler. Müslümanların bedenleri, ruhları üzerinden ellerini asla çekmemekte; “fesad”larını ıslah olarak göstermektedirler ki, bu gidişle dünyanın asla huzur bulmayacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dünyanın tüm insanları tehlike altındadırlar.

Bilhassa 2023 Ekim’inden itibaren İsrail’in el yükselten........

© Milat