menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Selefîlik: Geçmişi taklit etmek mi, kaynağa dönmek mi?

7 0
latest

İslam dünyasında “Selefîlik” denildiğinde çoğu insanın zihninde aynı görüntü beliriyor: Geçmişte donup kalmış, yüzyıllar önceki hayat biçimini bugüne taşımaya çalışan, değişime kapalı bir anlayış…

Peki gerçekten öyle mi?

Belki de asıl problem, Selefîliği anlamaya çalışırken “selef” ile “geçmiş” kavramlarını birbirine karıştırmamızdır.

Modern dönemin önemli İslam hukukçularından Yusuf el-Karadâvî’nin dikkat çektiği temel ayrım tam da burada ortaya çıkıyor: Selefîlik, geçmişin bütün unsurlarını bugüne taşımak değil; asıllara ve kaynaklara dönmektir.

Çünkü geçmiş ile kaynak aynı şey değildir.

Geçmişte Kur’an ve Sünnet’in rehberliğiyle ortaya konmuş değerli bir ilim ve medeniyet birikimi vardır. Fakat aynı geçmişin içinde dönemin şartlarından doğan örfler, kültürler, siyasi tercihler, içtihatlar ve zamanla oluşmuş birtakım alışkanlıklar da vardır.

Bunların tamamını dinin kendisi kabul etmek, din ile tarihi birbirine karıştırmaktır.

Geçmişe dönmek başka, kaynağa dönmek başkadır.

Geçmişe körü körüne dönmek, şekilleri kutsallaştırabilir. Kaynağa dönmek ise özü yeniden keşfetmeyi gerektirir.

İşte burada Selef-i Sâlihîn’in asıl örnekliği ortaya........

© Milat