Kur’an Bize Nazil Oluyormuş Gibi Onu Okumalıyız |
Kur’an çoğu zaman başkalarına nazil olmuş, başkalarını uyarmış, geçmişte kalmış toplumların hikâyesiymiş gibi okunuyor. Ayetler okunurken oklar kendimize değil, hep başkalarına çevriliyor. Oysa Kur’an “onlara” değil, bize nazil olmuştur. Hitap tarihin tozlu sayfalarında kalan insanlara değil; bugün yaşayan, bugün zulmeden, bugün susan, bugün mazeret üreten insanadır. Kur’an’ı hakkıyla okumak, onu başkalarını yargılayan bir metin değil, kendi vicdanımızı yargılayan ilahî bir hitap olarak okumaktır.
Allah Teâlâ (c.c.) şöyle buyurur:
“Bu Kur’an bana, onunla sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyedildi.” (En‘âm, 19)
Bu ayet Kur’an’ın muhatabının “herkes” olduğunu açıkça bildirir; fakat en önce onu okuyan kişidir bu muhatap. Kalp devrede değilse, Kur’an sadece dudaklardan dökülen bir ses olur; hayata inmez. Nitekim Rabbimiz (c.c.) uyarır:
“Onların kalpleri vardır ama onunla anlamazlar…” (A‘râf, 179)
Kur’an’ı bize nazil oluyormuş gibi okumak; ayetleri okurken suçlu avına çıkmak değil, sorumluluk üstlenmektir. Zulüm ayetleri........