menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

3 dakikanın sırrı!

20 1
04.01.2026

Bir yılı bitirip yenisine girince ancak, ömrümüzün tükendiğinin farkına varıyoruz. Halbuki her geçen gün ömür ağacından bir yaprak kopuyor, hayat binasından bir taş düşüyor. Niyazi-i Mısri’nin dediği gibi:

Günde bir taşı bina-yı ömrümün düştü yere,

Can yatar gafil, binası oldu vîran bihaber...

Yeni yılın en önemli ikazı; nefis muhasebesi yapılması ve ömrün kalan kısmının yani zamanın kıymetinin bilinmesidir. Giden günlerin asla geri gelmeyeceğini düşünerek, kaç gün, kaç saat olduğu bilinmeyen ömrün bir dakikasını bile boşa harcamadan değerlendirmek gerekir. Yoksa pişmanlığın faydası olmayacaktır.

Yine Niyazi-i Mısri’den uyarılar:

“Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,

Yola geldim; lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber...

Ağlayıp nâlan edip, düştüm yola, tenha garib;

Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran bîhaber...”

Şimdi çok ilginç bir hatırayı; 3 dakikanın, bir ömrü nasıl etkilediği ve bereketli kıldığını birlikte dinleyelim.

Hayatını İslam Bilim Tarihi’ne adamış merhum Prof. Dr. Fuat Sezgin, üniversiteye giriş yıllarını ve hocası Hellmut Ritter ile tanışmasını şöyle anlatıyor:

“1943 yılında........

© Milat