menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kitap Molası 61; Baykuş Avazı

7 0
08.02.2026

Gülnaz Eliaçık Yıldız’la tanışıklığımız eski. Aynı bloglarda yazdık, aynı yazarları okuduk, aynı nehirlerden beslendik... Belki ikimiz de aile sorumluluğu altındaki ikinci hayatlarımızda ilme talebe, sanata müdavim olmaya devam ettiğimiz için, belki sadece bir mizaç ortaklığı değil kader planında da bir yakınlık duyduğum için. Samimiyeti menfaatten ayırt edebilen o saf enerjisini, yüksek görgüsünü sevdim Gülnaz Hanım’ın. Çok bahanesi olanların çağında çok çalışanlardan olmasını da...

Keyifle okuduğum ilk eseri Bir Talanın Sevincinden sonra, Aralık 2025’te Şule imzasıyla çıkan ikinci öykü kitabı Baykuş Avazını da o güzel el yazısıyla yollamış bana, teşekkür ederim. Kitabı elime alıp kapaktaki baykuşun karnında taşıdığı anahtarın sembolik manası üzerinde uzun uzun düşündüğümde, bazen anlamını bilmediği şeyleri de benimseyebileceğini fark ettim insanın. Bu sırrı, öykülerin içine girdikten sonra kavrayabilme umuduyla açtım sayfaları…

İki kısımdan oluşuyor 135 sayfalık eser. İlk bölüm “Baykuş” on öyküyü ihtiva ediyor. Ardından “Güzeşte” denilen ince bir çizgiyle ayrılıyor yol; italik yazının içe işlediği üç sayfalık bir öykü Güzeştede yer alıyor, dokunaklı. Son bölüm “Avaz” da; on iki öykü bulunuyor.

“Baykuş” ta yazarın ilk kitabına göre daha sembolik bir mizacı olduğu fark ediliyor öykülerin. Anlaşılıyor ki süreç zarfında yeni biçim denemelerine girişmiş Gülnaz Hanım, yüksek lisans yükünün yanı sıra öykünün teorik yönüne de çalışmış. Ne kadar sevilmiş olursa olsun ilk öykü kitabı Bir Talanın Sevincinden sonra yeni bir kitap çıkarmanın künhüne vararak bir değişim arzulamış. İlk öykü “Süleyman’ın Vaadi” üç kişinin merkez alındığı iç içe geçmiş yapısıyla, kuyu metaforuyla, anlatıcıda Süleyman’ın anlaşılır hâle gelen inadıyla henüz Baykuş Avazının başında anlatıyor bunu okuruna.

Eserin ikinci öyküsü “Parlama Noktası” ise ilginç, düşündürücü. Burası önce metnin “kendi kendini yemek, kendini yiyip bitirmek” deyiminin bir yorumu olabileceğini akla getiriyor, son uçta “Bu köyde, birbirini korkutmak isteyen çocukların oyuncağı, kara büyü yapmak isteyenlerin........

© Milat