menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fark Etmek

9 1
26.01.2026

Kâinatın sessizliği dinleyen dingin saatleri; tan yeri ya da ikindinin akşama selam duran gurup vakti. Okuma köşesi, kahve köşesi, seyir köşesi, hayatının köşelerinden herhangi biri. Orada, o ayrıcalıklı kıyıda usulca katla dizlerini. Gözlerini kapat. Karanlığına eğil; ışık… “Karanlık zamanlarda göz görmeye başlar” demişti Theodore Roethke. Saklan ki sen de bir fasıl gözlerinden, açılsın benliğinin cümle kapısı. Bak, şimdi o uzun kelimenin tam önündesin.

İçine körsen gördüğün her şey sahtedir, kalbine sağır olan neyi duyabilir?

Bilincin kirli bir çamaşır sepeti tamam, ama burası arınma makamı. Kısa süreli de olsa kendi gerçekliğinden kopmadan, hatta ona yaklaşarak dünyadan uzaklaşmak değerli. Anla. Ara. “Her arama bir karşılaşma ânıdır (s. 135)” farkındalığıyla içimize dokunuyor Paulo Coelho Simyacıda. Etrafının şekillerle, renklerle, topuklarından göğüne yükselen seslerle seni nasıl talan ettiğini fark et. Ufalanan, azalan, bu gürültü içinde noktalaşan varlığını bul o çokluk arasında, keşfet. “Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar/ ben yaşarken koptu tufan/ ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kâinat/ her şeyi gördüm içim rahat” mısralarıyla karşılıyor yaşamı, yaşamın ağırlaşan adımlarını derununda ağırlayabilen şair. Ama biz duymadık ne ipinden koparılmış tespih taneleri gibi dağıldığını kelimelerimizin ne de koptuğunu kıyametimizin. Çünkü kendimizden koşar adım gidiyoruz, ayrılığımızı tayin eden bir yığın sebebin tutuyoruz ellerinden, dünyamızı istilâ........

© Milat