We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bana Sırrımı Anlattığında…

1 0 0
26.09.2021

“Sendedir mahzen-i esrâr-ı mahabbet sende

Sendedir mâden-i envâr-ı fütüvvet sende”

Bir rüyadan geçerken bir rüyayı seçer gibi karşılaştığımız hikâyeler var. Bize iyi gelen isimler, resimler; bize iyi gelen takvim sayfaları. Küçük de olsa gönlümüze dokunmaya muvaffak olan bazı şeyler, bir masal ırmağından akarken ruhumuza temas etmiş mucizevî armağanlar gibidir; her biri bir başkalaşımın alameti. Bir kitap, bir eşya, bir şarkı… Ama daima insanın kodlarını taşıyan, kendine insandan taşmış bir şeyler olduğunu anlatan varlık parçaları…

“Kâinattaki meçhulleri mâlum kılmak” adına gerçekleştirilen beşerî incelemeler, ruhun yapısı ve merhalelerini anlamlandırma noktasında noksan kalır. Kişinin ruhsal yolculuğunu ve tekâmülünü tespit adına yapılan analizlerde aynı felsefeci ve psikanalizcilerin farklı söylemlere gittiklerinin görülmesi de bu hakikatin ispatıdır. Beşerî idrakin ancak sebepten müsebbibe, eserden müessire, sanattan sanatkâra intikal yoluyla kavranmaya çalıştığını vurgulayan Osman Nuri Topbaş, İmandan İhsana Tasavvuf adlı eserinde ruhun keşfinin tamamlanamayacak bir mertebede durmasını “ruh hakkında insanlara –ilâhi takdirle- az bilgi verilmiş olmasına” bağlar (s. 321) ; “Sana rûh hakkında suâl ederler. De ki: Rûh, Rabbinin emrinden bir cevherdir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir (İsrâ,........

© Milat


Get it on Google Play