Malatya’dan Almanya’ya gönül köprüsü |
Malatya’dan Almanya’ya bir gönül köprüsü kurduk. Betonla değil kelimeyle, çelikle değil niyetle. Harcı sevgi, iskelesi emek, direkleri dua olan bir köprü…
Yolun bir ucu Anadolu’nun köklerinden , öteki ucu Avrupa’nın samimi gönüllerine değdi. Biz bu yolu zamana güzel şahitlik etmek için yürüdük. Yanımıza çocukların merakını, ebeveynlerin çabasını , öğretmenin umudunu aldık.
Bir derdimiz vardı. Dert dediğim, insanı diri tutan, uykusunu bölen, yolunu berraklaştıran türden. Güzel nesillerle, güzel bir gençlikle, güzel hayallerin izinde yürümek… Bize emanet edilen çocukları güzel yetiştirmek. Kültürümüzü ve köklerimizi cam fanuslara koyup saklamak değil; nefes alan, yaşayan bir miras olarak aktarmak. Köklerinden güç alan, geleceğe doğru uzanan insanlar yetişsin istedik. İnançlı, ahlaklı, kendini bilen; kendini tanıyan, potansiyelinin farkında olan ve çabadan kaçmayan insanlar.
Bu niyetle ebeveynlerle buluştuk. Zaman yönetimini konuştuk. Zaman çocukların elinde oyuncak, yetişkinlerin cebinde çoğu zaman yetişilemeyen işlevsiz delik bir saat.
İnternet kullanımının hayata etkisini konuştuk. Ekran bazen pencere açar, bazen perde olur. Yasaklardan çok bilinçten, sınırlardan çok rehberlikten söz ettik. Çocuğun elinden telefonu alırken kalbine ne koyduğumuzu sorduk kendimize.
Masal ve öykülere geldiğimizde ortamlar daha da sessizleşti. Çünkü........