Terörsüz Türkiye sürecini nasıl okumalıyız? |
Bu konuda kafalar oldukça karışık. Bir kesim, yaşanan süreci PKK’ya verilen tavizler olarak okuyor. Diğer tarafta ise PKK’nın, on yıllarca süren silahlı mücadelenin ardından askeri olarak geldiği noktaya rağmen süreci kendi tabanına bir “siyasi başarı” olarak sunduğu ve bu söylem üzerinden tabanını konsolide ettiği görülüyor.
Bence asıl mesele, sürecin yalnızca kanuni düzenlemeler ve hukuki adımlar üzerinden değerlendirilmemesidir.
Sadece kanun yetmez. Gelecek dönemde sahayı kim doldurursa, kim toplumsal alanda etkili olursa, kazançlı çıkan taraf o olacaktır.
Bizim açımızdan bu sürecin anlamı; yalnızca silahların susması değil, Allah Resulü’nün Hudeybiye’de ortaya koyduğu stratejik yaklaşımda olduğu gibi, barış ve kardeşlik ortamını hayırlı sonuçlara dönüştürmek olmalıdır.
Malum, Hudeybiye Antlaşması Müslümanlar ile Mekke müşrikleri arasında yapılan bir ateşkes anlaşmasıydı. İlk bakışta bazı şartları Müslümanların aleyhine gibi görünüyordu. Ancak Allah Resulü bu süreci, çatışmanın sona erdiği ve insanların birbirleriyle daha rahat temas kurabildiği bir zemine dönüştürdü. Neticede oluşan huzur ve güven ortamı, İslam'ın tebliği ve yayılması açısından büyük bir fırsat meydana getirdi.
Terörsüz Türkiye sürecine de böyle bakmak gerekir.
Önümüzdeki yaklaşık on yıllık........