Yahudiler için yeni sürgünün eşiği; kibir ve kırılma |
Gazze’de son aylarda yaşananlar yalnızca bir savaşın değil, aynı zamanda bir medeniyetin direncinin sınandığı bir yıkımı temsil ediyor. İsrail’in Gazze’yi tamamen boşaltarak yerli halkı başka ülkelere sürme çabası yalnızca siyasi bir mühendislik değil; tarihsel bir tezahürdür. Bu tezahür bölgenin hakiki sahiplerini yerinden etme arzusunun antik çağlara yaslanarak modern çağda bir etnik temizlik pratiğine dönüşmesini ifade eder. Oysa tarih bu tür kibrin ve zorla yerinden etmenin nasıl kırılmalarla sonuçlandığını defalarca göstermiştir.
Yahudi Tarihinde Sürgünler ve Tekerrür Eden Kibir
Tarihte Yahudiler birçok kez zulme uğramış, ama aynı zamanda güç kazandıkları dönemlerde farklı halklara karşı tahakküm kurma eğiliminde olmuşlardır. Bu durum özellikle Roma öncesi Kudüs dönemlerinde sonra İspanya’da, Portekiz’de, İngiltere ve Fransa’da, nihayetinde Doğu Avrupa ve Almanya'da yaşanmıştır. Yahudiler yalnızca antisemitizm nedeniyle değil çoğu zaman ekonomik, kültürel ve siyasal kibirleriyle toplumsal gerilimleri tetikledikleri için de sürgünlere maruz kalmışlardır.
Antik Yahudi krallıklarına yapılan atıflar günümüz İsrail devletinin Filistinlilere uyguladığı şiddeti meşrulaştırma aracı olarak kullanılamaz. Zira tarihî süreklilik, yalnızca mekân üzerinden değil........