Bir nefes gaflet

6 Nisan 2026 günü rahmeti Rahmana vasıl olan Süleyman Ata hocam aynı zamanda Kıbrıs gazisiydi. Onun unutulmayacak birçok anıları vardı. İşte bir anısı da Kıbrıs savaşından anlattığı ve benim hiç unutamadığım ve yeri geldikçe ibret olarak anlattığım bir anıdır. Ama bu arada “anı” deyip geçemeyiz. Bazı anılar vardır ki, nesiller boyu ders alınacak kadar önemlidir. Merhum bizzat duyduğum kıssa kısaca şöyle:

“Rumlarla savaşımızda bir ara mesafe 300 metreye kadar düştü. İki taraf karşılıklı kazdığımız siperlerdeyiz. Gündüz gün boyu savaşıyoruz, gece olunca ateş kesiliyor ve her kez kendi mevziine çekiliyor. Komutanlar günü birlik çok sıkı uyarılarda bulunuyorlar; “Sakın ola gece karanlığında ve özellikle açık alanda lamba, fener, mum, ateş yakmayın, çakmak çakmayın, kibrit yakmayın ve sigara içmeyin. Gündüz de kamuflaj uygulamalarına dikkat edin, silah kasatura, ayna vb. parlayacak cisimleri açık bulundurmayın vb. uyarılar…

Bir gece yine gündüz savaşmış, gece olunca mevzilere çekilmiştik. Akşam yemeğinden sonra bir arkadaşımız oturduğu yerde sigarasını yaktı. Daha sonda düşman tarafına dönük vaziyette ayağa kalktı ve sigarasından derin bir nefes çekti. O anda bir silah sesi duyuldu ve arkadaşımız aramızda yere yığıldı. Baktık ki, tam alnının ortasından vurulmuşu. Oracıkta şehit oldu.

Hayatının baharında olan bizler gençliğin verdiği heyecanla komutanların uyarılarını uygulamakla birlikte çok da önemsemiyorduk. Ama bu olayı gözümüzle gördükten sonra, bu uyarıların hayati önemde olduğunu idrak edip gereğinde biz de birbirimizi uyarmaya başlamıştık. Bir........

© Milat