Metin Eriş
Pazartesi günü fikir, kültür ve sanat dünyamızdan iki çınarımızın vefat haberini aldım. Dr. Metin Birsen Eriş ve Özdemir Özsoy dünya misafirhanesinden ayrılıp ahiret yurduna göçtüler. Cenaze namazları dün İstanbul’da kılındı. Metin Eriş’in cenaze namazı, Fatih Camii’nde kılındıktan sonra Zeytinburnu Kozlu’daki aile mezarlığında defnedildi. Özdemir Özsoy’un cenaze namazı ise Yeşilköy Hacı Mevlüt Nalbant Camii’nde kılındı ve Yeni Ayazağa Mezarlığı’nda toprağa verildi. Büyüklerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet, menzilleri mübarek, makamları yüksek olsun. Ailelerine, dostlarına, yakınlarına, sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Bugün en büyük eksiğimiz, kültürel açıdan noksanımız, nesiller arasındaki köprüleri tahkim etmeyişimizdir. Gençlerimiz, hizmet etmiş, önlerini açmış, kültürümüzü onarmış, alın teri dökmüş abide şahsiyetleri, kültür, sanat, ilim ve fikir çınarlarımızı tanımıyor. Belki yaşları gereği onlar mazur ama ara nesil, yani bizler bu konuda mesulüz. Metin Eriş gibi değerli münevverlerimizi çocuklarımıza çok iyi tanıtmalıyız. İyi ki ESKADER, 2015 yılında “Üstün Hizmet Ödülü”nü Metin Eriş’e vermişti. Kalabalık bir dinleyici kitlesinin iştirak ettiği o tören, Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde yapılmıştı.
Bir hareket, heyecan ve inanç adamı olan Metin Eriş’i 1980’lerde tanıdım. O yıllarda çok az yapılan kültürel faaliyetlerin başında, içinde hatta merkezindeydi. Geçmişteki güçlü ve etkili kuruluşlardan Aydınlar Ocağı’nın yöneticilerindendi. O mahfilde katıldığım sohbet toplantılarında rastlıyordum kendisine. Türkiye’nin mümtaz şahsiyetlerini dinleme fırsatı bulabiliyorduk o muhitlerde. Zaten bu derneğin dışında Kubbealtı ve Edebiyat Vakfı sohbetleri vardı sadece. Metin ağabeyi, yakın dostu merhum Ergun Göze büyüğümün başında olduğu Boğaziçi Yayınları’nda da sık sık........
