We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kervan

9 1 0
wednesday

Mübarek gün ve gecelerin yaşandığı bir mevsimdeyiz. Ramazan, iç arınmanın her yıl yapıldığı bir özge zaman. Geçen yıl olduğu gibi bu sene de salgının etkisi her yerde hissediliyor. İnsanın kendisini sorguladığı vakitlerdeyiz.

Ömür çok uzun değil. Hayat, ürkek ve tedirgin bir kuş gibi her an elimizden kayıp avucumuzdan uçabilir. Öyleyse her anın kıymetini bilmeliyiz. Okumak en hayırlı meşgale; ama faydalı olanı okumalı, hayırlı olan kitabın sayfalarını çevirmeli. Kervan bu yolda bana bir Ramazan mihmandarlığı yaşattı. Satır aralarında uhreviliğin koklandığı romanın yazarı aziz dost İskender Pala.

Yolculukların en güzeli, en anlamlısı ve en kutlusuna katılıyoruz. İstanbul’dan başlıyor manevi seyahat. Anadolu’yu geçiyoruz ilkin: İzmit, Söğüt, Konya, Adana ve Antakya. Sonra kardeş topraklara geçiyoruz: Şam, Havran, Tebük, Medâin-i Salih, Medine ve Mekke… Kim arzulamaz böyle has bir yolculuğu?Kim iştiyakla katılmak istemez böyle bir kervana?

1818 yılının Mayıs ayındayız. Topkapı Sarayı’ndan üç sürre devesi yola çıkar. Köyler, kasabalar, şehirler aşar. Sayılar sürekli artar. Üç yüzken üç bin olur, elli bini aşkın hacı beyazlara bürünüp kervan kervan Kâbe yollarına niyetlenir. Bu saf niyetle o topraklara varış…

Zor ama kutsal, çileli ama ruhaniyetlibir yolculuk. Hacılar her menzilde soluklanırken kervandaki değişik tipler, seyahat boyunca renkli görüntülerle bir serencamı yaşar. Gündüzleri serap, geceleri kum fırtınaları gözlere........

© Milat


Get it on Google Play