Müslümanın sorumluluk bilinci!.. |
İnsanlık tarihi boyunca toplumları ayakta tutan en önemli değerlerden biri de hassasiyet yani duyarlılık şuurudur. Hassasiyet; sadece kendi ihtiyaçlarımızı düşünmek değil, çevremizde olup bitenlere karşı da sorumluluk hissetmektir. Bir mazlumun feryadını işitebilmek, bir yetimin gözyaşını fark edebilmek, çevreye verilen zararları kendi geleceğimize verilmiş bir zararlar olarak görebilmektir.
Yüce dinimiz İslâm, mümini sadece kendi ibadetleriyle meşgul olan bir fert olarak değil; ailesine, komşusuna, topluma ve hatta bütün mahlûkata karşı sorumluluk taşıyan bir şahsiyet olarak yetiştirmeyi hedefler. Binaenaleyh bu mâniadaki hassasiyet, İslam ahlakının önemli temel taşlarından biridir.
Âyet-i kerimede buyuruldu ki: “İyilik ve takvada birbirinizle yardımlaşın; günah ve düşmanlıkta ise yardımlaşmayın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.” (Maide 2)
Hadis-i şerifte ise, şöyle buyurulmaktadır: “Allah’ın çizdiği sınırları aşmayarak orada duranlarla bu sınırları aşıp ihlâl edenler, bir gemiye binmek üzere kur’a çeken topluluğa benzerler. Onlardan bir kısmı geminin üst katına, bir kısmı da alt katına yerleşmişlerdir. Alt kattakiler su almak istediklerinde üst kattakilerin yanından geçiyorlar. Alt katta oturanlar: Hissemize düşen yerden bir delik açsak, üst katımızda oturanlara eziyet vermemiş oluruz, derler. Şayet üstte oturanlar, bu isteklerini yerine getirmek için alttakileri serbest bırakırlarsa, hepsi birlikte........