menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Allah’ın varlığının aklî delilleri- 1

14 0
21.06.2026

Allahü Teâlâ’nın varlığına dair deliller, yalnızca dinî metinlere dayanan naklî deliller değildir. İnsan aklı da, kâinatı doğru bir şekilde değerlendirdiğinde, zorunlu olarak bir Yaratıcının varlığına yönelir. Bu sebeple İslam âlimleri tarih boyunca Allahü Teâlâ’nın varlığını hem vahyin ışığında hem de aklın ortaya koyduğu esaslar çerçevesinde izah etmeye çalışmışlardır.

Allahü Teâlâ’nın varlığına dair bütün deliller, aynı hakikati gösterirler. Kimi deliller kâinatın sonradan yaratılmış olmasına dikkat çekerken, kimileri varlıkların vâcib değil de mümkün oluşundan hareket eder. Bazıları evrendeki eşsiz ölçü, düzen, denge ve sanatı esas alırken, bazıları insanın vicdanına ve yaradılışına yerleştirilmiş olan fıtrî inanç duygusunu merkeze alır. Deliller farklı olsa da ulaşılan sonuç aynıdır: Bu kâinat ezelî değildir, bir başlangıcı vardır. Kendi kendine var olmamıştır, bir yaratıcısı vardır. Sahipsiz değildir, onu ayakta tutan bir sahibi vardır.

İnsan, kâinata dikkatle baktığında, karşılaştığı her hakikat, onu aynı noktaya götürür: Mevcudât, kendi kendisini açıklayamaz. Çünkü açıklama bekleyen bir şey, kendi açıklamasını kendisi yapamaz. Sonradan var olan birşey, kendi varlığının sebebi olamaz. Muhtaç olan bir şey, kendisini ihtiyaçsız kılamaz. Âciz olan bir varlık, kendisine sınırsız güç bahşedemez.

Binaenaleyh en........

© Milat