Ayrılık

Hayat, ayrılık ile başlar ve ayrılık ile devam eder. İlk ayrılık, insanlığın ilk anne ve babası olan Adem ve Hava’nın cennetten ayrılarak dünyaya gelmeleri ile başlamıştır. Sonra, bu dünyadan ayrılarak bir başka aleme gitmeleri ile devam etmiştir. Ademoğlu, annesinin rahminden ayrılarak hayata adım atar, verilen süre bitince bu dünyadan ayrılarak sonsuz bir aleme gider.

Hayat ile beraber ayrılık hep devam eder. Mesela, büyürken alışkanlıklarımızdan, hayallerimizden ayrılırız. Bazen aile üyelerimizi, bazen sevdiğimiz dostlarımızı toprağa gömerek ayrılırız. Bize verilen ömür bitince, sahip olduğumuzu sandığımız her şeyden ayrılırız. Belki de sahip olmayı öğrendiğimiz kadar, ayrılmayı öğrendiğimizde hayatın özünü, kavramış oluruz.

Ayrılık konusu, çok boyutlu derin bir konudur. Mesela, zorunlu ve tercih edilen ayrılıklar, iyi ve kötü ayrılıklar gibi daha pek çok boyutu vardır. Ancak bu bir inceleme yazısı değil, bu bir dertleşme, bir paylaşma yazısıdır. Ayrılığın kendine mahsus bir hüznü vardır. Ayrılık, hayatımızdaki insanların fiziki varlıklarının yokluğundan çok, onların bıraktığı boşlukta hissedilir.

Çünkü insan, sesine alıştığı bir sessizliğe uyanır... Her şey normal........

© Milat