Vitrindeki etiket heybedeki samimiyet

Saatler gece yarısını vurdu, takvimden bir yaprak daha düştü. Herkesin dilinde o klasik temenni: "Yeni yıl, yeni umutlar..."

Peki, gerçekten öyle mi?

Takvimin değişmesiyle insanın mayası değişir mi? İsimlerin, sıfatların, o kartvizitlerdeki kalabalık unvanların, insanın "özüne" bir katkısı var mıdır? 2026’nın bu ilk sabahında, bu soruyu sormak zorundayız.

Şöyle düşünün;

Ben diyeyim semtimizin abisi, siz deyin Cumhurbaşkanının oğlu...

İfadeyi nasıl kurarsanız kurun, kelimeleri ne kadar parlatırsanız parlatın; gerçek değişmiyor. Vitrindeki o resmi, soğuk ve mesafeli tanımların arkasına sığınmak, işin kolayıdır. Asıl mesele; o ağır protokol perdeleri indiğinde, bir tabureye çöküp gençlerle diz dize........

© Milat