Dayanmak ailenin nizam kurmak devletin erdemi
Bir kamyonun kontağı çevrildiğinde yalnızca motor çalışmaz. Tarladaki ürünün pazara, ilacın eczaneye, ekmeğin fırından sofraya varma ihtimali de hareket eder. John Steinbeck’in Gazap Üzümleri romanında Joad ailesi kuraklık ve borç yüzünden toprağından kopar; eski bir kamyona sığdırabildiği hayatıyla yola düşer. Ailenin oğullarından Al, motorun sesini dinler; çünkü motor susarsa ailenin yolu da kesilecektir. Kamyon artık bir araç değil, ailenin geride kalan hayatını taşıyan son dayanağıdır.
Romanın en ağır sahnelerinden birinde traktör bir evi yıkmaya gelir. Direksiyondaki kişi yabancı değildir: Evin sahibinin tanıdığı, komşunun oğludur; kendi çocuklarını doyurabilmek için o işi yapar. Çiftçinin çaresizliği şu soruda düğümlenir: “Kimi vuracağız?” Karşısında bir insan vardır; ama yıkımın sorumluluğu tek bir yüzde toplanmaz. Bankaya, borca, bilançoya ve emir zincirine dağılır.
Bugün motorin tabelasına bakarken bizim de önümüzde benzer bir soru var: Bu sarsıntının yükünü kim taşıyacak? G7’nin 100 milyon varile kadar petrol ve petrol ürününü stoklardan piyasaya verme kararı kısa vadede nefes aldırabilir. Fakat stratejik stoktan piyasaya çıkan her varil, acil durum tamponunu biraz küçültür. Stok, yangını büyümeden bastırmak içindir; her yangında aynı depoya koşmak ise önleme planı değildir.
Üstelik piyasanın sıkıştığı yer çoğu kez ham petrol değil, onun kullanılabilir ürüne çevrilip doğru limana, doğru zamanda taşınmasıdır. Motorin kuyudan çıkıp tanka girmez: rafineride işlenir, depolanır, gemiyle ya da karayoluyla taşınır. Bir rafineriye yönelik saldırı, ihracat kararının değişmesi, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat aksamaları ve gemi ya da sigorta maliyetlerindeki artış motorin arzını daraltabilir. Rusya’nın motorin ihracat yasağı ve Orta Doğu’daki savaş küresel piyasada rekabeti sertleştirdi. ABD’de gündeme gelen ihracat kısıtlama ihtimalinin........
