Kırılan aynada gerçeği görmek: Hatalar ve tahammül |
İnsanın günlük hayatında doğruları yanında yanlışları/eksiklikleri vardır. İnsanın doğruları nasıl kendisinin ise yanlışları da kendisinindir. Asıl üzerinde durulması gereken kişisel yanlışlık veya doğrulardan daha çok buna yaklaşımdır.
Nasrettin Hocaya atfedilen ve yaygın anlatımı olan bir fıkrayı hatırlayalım:
Nasrettin Hoca günün birinde bir çocuğa bir testi verip, çeşmeden su getirmesini ister. Çocuk testiyi alıp ayrılacak iken Hoca, çocuğun ensesine kuvvetli bir tokat patlatır. Çocuk irkilir neye uğradığını şaşırır.
Çocuk ve çevreden olayı görenler sorar: Hocam ne oldu, niçin tokat attın?
Hoca; “bu çocuğu çeşmeye su getirmesi için gönderiyordum, ya testiyi kırarsa diye ensesine bir tokat attım” der.
Fıkra bu, sonrasında ne olduğu anlatılmıyor. Ama tahmin yürütmemiz mümkün:
-Çocuk testiyi bırakarak kaçmıştır!
-Çocuk testiyi alıp korku ile gitmiş fakat testi kır(ıl)mış olarak dönmüştür!
-Çocuk testiyi alıp korku ile gitmiş su dolu testi ile sağlam olarak dönmüştür!
İlk iki seçenekte su getirilmediği gibi testide kırılmıştır.
Fıkrada çocuğu testiyi kırmadan suyu getirdi mi, yoksa testiyi........