menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Allah için yapmayın

16 0
19.03.2026

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Ortadoğu’yu bir kez daha ateş çemberine sürükledi. Hastanelerin vurulduğu, çocukların hedef alındığı, savaşın en temel kurallarının dahi hiçe sayıldığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Böylesi bir dönemde insanın ilk refleksi, en azından insanlık adına bir vicdan cümlesi kurmak olmalı.

Ne var ki, çevremizde gürültüsü bol bazı kesimlerce verilen ilginç tepkilere de tanık olduk. Savaşın ilk günlerinden itibaren İran’ın Siyonist hedeflere attığı füzeleri küçümseyenleri gördük. Ardından Siyonist ve emperyalist katillerce hedef alınarak katledilen İranlı lider kadrolar hakkında neşeli, kahkahalı yorumlar sosyal medyada dolaşıma sokuldu.

Bu görüntüler, sadece siyasi bir pozisyonun değil, aynı zamanda ciddi bir ahlaki çürümenin de işaretiydi. Okulların, hastanelerin, spor salonlarının vurulması ve Hindistan yönetiminin ihbarıyla tatbikattan dönen denizcilerin katledilmesi gibi trajediler, bu söylemlerin değişimine etki etmedi. Savaşın vahşeti karşısında bile üslubunu bu kadar hoyratlaştıran bir zihnin, aslında kendi iç dünyasındaki karanlığı ele verdiğini söylemek hiç de zor değil.

Cümleleri hep aynıydı: “Karşıyız, evet üzülüyoruz ama…” O “ama”dan sonra gelen her söz, vicdanın değil, şartlı bir ideolojik refleksin itirafıydı aslında. Çünkü siyonist vahşet karşısında ve masumların kanı üzerinden kurulan hiçbir “ama” cümlesi ahlaki değildi.

Böyle bir atmosferde bu kesimler hız kesmeden yeni bir cephe daha açtılar. Sandıklardan bazı fikir ve düşünce adamlarının sözlerini ve eserlerini çıkarıp........

© Milat