Muhsin Yazıcıoğlu’nu yad ederken!
Yine bir 25 Mart geldi. Geldi gelmesine de gönül yaramızı yeniden deşerek geldi. Tam 17 yıl önce açılan bu yara hâlâ kapanmadı ve kapanmayacak. Bugün; 17 yıl önce kahpece tertip edilen bir suikastla helikopteri düşürülerek şehit edilen Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının vefat yıl dönümü.
Bir helikopter düştüğünde üç gün boyunca enkazına ulaşılamadıysa ve milletin gözü önünde bir infaz gerçekleştirildiyse elbette kapanmaz.
Kazadan hemen sonra, yaralı olduğu hâlde kendine gelerek telefonuyla 112 Acil’i arayan İsmail Güneş’in konuşmaları ve feryatları kulaklarımızdan silinmedikçe bu yara kapanmaz!
İsmail Güneş, sadece bacağının kırık olduğunu söylerken otopsisinde dört kaburga kemiğinin ve çenesinin de kırık olduğu ortaya çıkıyorsa; uzmanlar, çenesi ve kaburgaları kırık bir kişinin bu kadar düzgün konuşmasının mümkün olmadığını belirterek bu kırıkların telefon görüşmelerinden sonra oluşma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekiyorsa bu yara kapanmaz!
İsmail Güneş’in cansız bedeni, helikopter düştükten beş gün sonra enkazın güneydoğu istikametinde ve 500-600 metre aşağısında bulunuyorsa; bacağındaki iki kemiği kırık olan birinin o mesafeyi aşağıya nasıl indiği izah edilemiyorsa bu yara kapanmaz!
Pilot Kaya İstemiçelik’in otopsisinde, kanında &,7 oranında karbonmonoksit tespit edildiyse bu yara kapanmaz!
Olay yerine, kazadan bir buçuk saat sonra intikal eden kaza kırım ekibindeki........
