Trump Delilikte Türk milletine çırak bile olamaz |
Bu pazar ne yazayım diye düşünürken bir medyaya bakayım dedim. Aman allahım, meydan bildiğin zibi, zibil... Gazeteler, televizyonlar, sosyal medya; hepsi bir curcuna, bir hengâme ki sormayın gitsin! Sanki dünya bir anda kovboy filmlerine dönmüş, palyaçolar, soytarılar, krallar, eşkıyalar hep bir arada. Hangisini kalemime dolasam, diğerinin gönlü kalır diye düşündüm. Birisi “Beni yaz, ben daha komiğim” diyor, öteki “Hayır, benim skandalım daha büyük” diye atılıyor. Eh, onların gönüllerini kırmayayım dedim, hepsini kıyısından köşesinden geçeyim, bir güzel harmanlayayım, ortaya bir mizah kokteyli çıkarayım. Hem belki bu sayede okurlarım da güler, eğlenir, şu soğuk ocak gününde içleri ısınır. Ama dikkat edin, bu yazı sarkazm dolu, ironi fışkırıyor; hassas mideler kaldırmayabilir. Hazır mısınız? O zaman başlayalım, yoksa bu curcuna bitmez!
Yahu kardeşler, daha 2026'nın Ocak ayının 12’si olmuş, yılbaşının üzerinden on iki gün geçmiş geçmemiş, dünya bir anda kovboy filmlerine dönmüş. Hatırlayın o eski westernleri:
Bir şerif çıkar, kasabayı basar, kötü adamı yakalar, atına bağlar, sokaklarda sürükler. İşte tam o hesap! Ama bu sefer şerif Donald Trump, kötü adam da Nicolas Maduro. Amerika Birleşik Devletleri, pardon “Birleşik Eşkıyalar Devletleri” demeliyim, Venezuela’yı resmen işgal etmiş. Helikopterler Caracas’a inmiş, Maduro’yu evinden kapmışlar, karısıyla birlikte New York’a postalamışlar. Adamı “narco-terörist” diye suçlamışlar, mahkemeye çıkarmışlar. Maduro da orada “Ben masumum, hâlâ başkanım, bu ne rezillik!” diye bağırmış. Trump efendi ise kasıla kasıla açıklama yapıyor: “Biz Venezuela’yı yöneteceğiz, petrolü de alacağız, demokrasiyi getireceğiz.” Demokrasi mi? Güler misin ağlar mısın? Bu resmen eşkıyalık, hem de en kaba, en ahlaksızından!
Bakın, Maduro’yu mazlum olarak göstermek lazım burada. Adam yıllardır ülkesini yönetiyor, petrolüyle uğraşıyor, halkına bakıyor. Tamam, belki mükemmel değil, belki hataları var ama kim mükemmel ki? Ama Trump gibi bir adamın, helikopterle başkan kaçırması, bunu eşkıyalık olarak değerlendirmekten başka ne diyebiliriz? ABD artık açık açık eşkıya ve ahlaksız bir devlet olmuş. Eskiden gizli kapaklı yaparlardı, CIA ajanları gönderirlerdi, darbe organize ederlerdi. Şimdi? Direkt helikopterle başkan kaçırıyorlar! Bu ne pervasızlık, bu ne utanmazlık? Dünya seyrediyor, Birleşmiş Milletler falan “kınıyoruz” diyor ama kimin umurunda? ABD, “Biz süper gücüz, istediğimizi yaparız” diyor. Ahlaksızlık burada başlıyor işte: Güçlüysen her şey mübah mı? Maduro’yu mazlum gösteriyorum çünkü adam evinden alınmış, ailesiyle birlikte sürüklenmiş, yabancı bir ülkede yargılanıyor. Bu, bir devletin başka bir devletin liderini kaçırması; resmen korsanlık!
Üstelik Trump Efendi yetinmemiş, Maduro’yu Washington caddelerinde teşhir etmiş. Düşünün: Adamı zincire vurmuşlar gibi, arabayla sokak sokak dolaştırmışlar, halka “Bakın, yakaladık!” diye gösteriş yapmışlar. Bu ne barbarlık? Bu ne ilkellik? Sanki Orta çağdayız, esirleri meydanlarda teşhir ediyoruz. Trump, bunu yaparak kendini Roma İmparatoru sanıyor herhalde, Sezarlığa soyunmuş. Ama unuttuğu bir şey var:
Dedesi bir kerhane işletmecisi, babası bir dolandırıcı, kendisi de dolandırıcı bir “laz müteahhit”ten başka bir şey değil! Laz müteahhit derken, hani o inşaatlarda köşe dönen, vergiden kaçan, herkesi kandıran tipler var ya; tam o! Adam emlakçılıktan gelmiş, kumarhaneler işletmiş, üniversiteler kurmuş ama hepsi dolandırıcılık çıkmış. Şimdi kalkmış, Roma İmparatorluğu’na özeniyor, Sezar gibi zafer alayları düzenliyor.
Sen kimsin be adam? Dedelerin kerhanelerde para kazanmış, babaların dolandırıcılıkla yükselmiş, sen de aynı yoldan gitmişsin. Şimdi Maduro’yu teşhir ederek mi kahraman olacaksın? Bu tavır, ABD’ye bütün dünyadan nefret oluşmasına sebep oluyor. Latin Amerika zaten kaynıyor, Avrupa “Bu ne rezillik?” diyor, Asya’da Çin ve Rusya “Biz de mi sıradayız?” diye hazırlık yapıyor. Trump’ın bu eşkıyalığı, ABD’yi yalnızlaştırıyor, nefret objesi yapıyor. Mazlum Maduro’yu bu şekilde aşağılamak, sadece Trump’ın egosunu tatmin ediyor ama dünya artık ABD’yi “ahlaksız eşkıya” olarak görüyor.
Helikopterler Caracas üstünde uçuşurken, tankerlere el koyarlarken, 50 milyon varil petrolü “bizim olsun” derken, bu eşkıyalık değil de nedir? Biz burada doların 50 TL olmasını konuşurken, “Aman Trump bize de gelmesin” diye dua ediyoruz. Ya gelirse? O zaman “Uluslararası hukuk nerede?” diye ağlarız ama iş işten geçmiş olur. Trump’ın bu Sezarlık hevesi, ABD’yi Roma gibi çöküşe götürecek,........