Geleceğini arayan Suriye
Devrimden sonra Suriye’ye gitmiştim. Hama, Humus, Halep, Şam, Yermuk Kampı ve Sedneya Cezaevi. Her biri ayrı bir hikâye, ayrı bir yara. O yolculukta gördüğüm manzara, sadece bir savaşın değil, bir toplumun bütün katmanlarıyla nasıl çözüldüğünün de fotoğrafıydı. Döndüğümde o izlenimlerle üç ayrı makale kaleme almıştım. Bugün bu yazı, hem o gözlemlerin hem de sahadan gelen yeni bilgilerle birlikte daha geniş bir çerçeve kurmaya çalıştım. O üç makaleyi de bugünden sonra bu köşede sırasıyla yayınlayacağım. Bugün Suriye’yi anlamaya çalışan herkesin önce şunu kabul etmesi gerekir. Bu coğrafyada yaşananlar bir “kriz” tanımının çok ötesine geçmiştir. Suriye’de yaklaşık 14 yıla yaklaşan iç savaş, sadece cephelerde yaşanan bir çatışma değildir. Şehirlerin haritadan silindiği, mahallelerin yerle bir olduğu, sokakların sessizliğe gömüldüğü bir yıkım sürecidir. Halep’te yıkılmış binaların arasında dolaşırken, bir zamanlar ticaretin ve hayatın merkezi olan bu şehrin nasıl sessizliğe gömüldüğünü görmek insanı derinden sarsıyor. Humus’ta savaşın sadece fiziksel değil, psikolojik bir enkaz bıraktığı açıkça hissediliyor. Yermuk Kampı’nda zaman adeta durmuş gibi, geçmişle bugün arasındaki çizgi tamamen silinmiş durumda. Bu savaşın en ağır tarafı, rakamların soğukluğuna sığmayan insani boyutudur. Milyonlarca insan hayatını kaybetti. Milyonlarcası yerinden edildi, bir kısmı ülke içinde, büyük bir kısmı ise farklı ülkelere sığındı. Suriye, çağın en büyük mülteci krizlerinden birine sahne oldu. Ancak en ağır kayıp, şehirlerden çok toplumsal hafızanın yıkılmasıdır. Savaşın en karanlık başlıklarından biri katliamlar ve kitlesel travmalardır. Sedneya Cezaevi gibi yerler bu hafızanın en ağır sembollerindendir. İnsanlar sadece fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da derin bir korku ve travmayla baş başa bırakılmıştır. Eski rejimin üst yönetimi ülkeden kaçmış olsa da, geride kalan yapılar ve çeşitli klikler hâlâ sahada etkisini hissettiriyor. Bu durum geçiş sürecini daha da kırılgan hale getiriyor. Uyuşturucu trafiği ve kaçak ekonomi gibi yapılar savaşın boşluklarında güçlenmiş durumda. Bu sadece........
