İnsan Eti Ağırdır |
“İnsan eti ağırdır” der büyükler. İlk duyduğumuzda kulağa ürkütücü gelen bu söz, aslında bedeni değil, yükü anlatır: İnsanın taşıdığı sorumluluk, vicdan, hatıra, hak ve hukuk… Yani bir insanı yerinden etmek, harcamak, yok saymak; bir çuval patatesi sırtlamaya benzemez. Ağırlığı kaslara değil, topluma biner.
Bugün bu sözün etrafında dolanan gündem başlıkları saymakla bitmiyor. Depremler, göç, iş cinayetleri, kadın cinayetleri, dijital linçler… Her birinde ortak bir eksik var: İnsan ağırlığını hesaba katmamak. Proje çizilirken, karar alınırken, bütçe yapılırken, bir tweet atılırken “insan eti ağırdır” cümlesi masanın kenarında durmuyor.
Kentsel dönüşüm mesela. Betonun metreküpü, demirin tonu, dairenin metrekaresi konuşuluyor. Ama bir mahallenin hafızası, komşuluk ilişkileri, çocukların okul yolu, yaşlıların alışkanlıkları kaç kilo gelir? Hesap cetvelinde yeri yok. Oysa bir insanı yerinden ettiğinizde sadece evini değil,........