menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Manavgat'tan Sonra Hiçbir Yaz Aynı Olmadı

13 0
04.07.2026

Her yaz aynı acıyı yaşıyoruz. Aynı görüntüler, aynı duman, aynı telaş, aynı dua... Fakat asıl soru hâlâ önümüzde duruyor: Neden?

Ben Aksekiliyim. Annem Manavgatlı. Torosların eteklerinde büyüyen herkes gibi çam ormanının kokusunu da, yaz sıcağının toprağa nasıl çöktüğünü de bilirim. Yaklaşık altı yıl önce bölgemiz tarihinin en büyük orman yangınlarından biriyle mücadele etti. Günlerce süren o felaket sırasında orman teşkilatı, itfaiye ekipleri, güvenlik güçleri, gönüllüler ve köylüler büyük bir fedakârlık gösterdi. O gün yanan, ağaçlardan ibaret değildi. Hatıralarımız, çocukluğumuzun geçtiği yollar, yaban hayatı ve yılların birikimi de küle döndü.

Aradan yıllar geçti. Yangın söndü fakat mesele bitmedi. Neredeyse her yaz aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Haziran sonu geliyor, sıcaklıklar yükseliyor ve birkaç gün içinde Antalya, Muğla, İzmir, Aydın, Mersin, Bursa ve Hatay'dan peş peşe yangın haberleri geliyor. İnsanların aklındaki soru değişmiyor: Neden her yaz aynı felaketi yaşıyoruz?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Yangının başlaması için mutlaka bir ateşleme kaynağı gerekir. İnsan ihmali, söndürülmeyen piknik ateşi, sigara izmariti, enerji nakil hatları, yıldırım veya kasıtlı kundaklama... Bunların her biri ilk kıvılcımı oluşturabilir. Fakat bugün değişen, o........

© Milat