Var mı? Var!

Bizim memlekette sorular genellikle cevabını içinde taşır. “Var mı?” diye sorulduğunda, çoğu zaman cevabın ne olacağını biliriz. Çünkü bizde var olmak, olması gerektiği gibi olmak anlamına gelmez. Görünür olmak yeterlidir. Kontrolden geçecek kadar, dosyada işaretlenecek kadar, raporda “mevcut” yazılacak kadar…

Araç muayene istasyonlarının çevresindeki kiralık lastikçiler, kiralık trafik setleri bu zihniyetin en saf halidir. Lastik oradadır; ama sadece o gün için. Reflektör vardır, yangın tüpü vardır ama sadece görevli bakana kadar. Önemli olan “var” kutucuğunun işaretlenmesidir. Araç muayeneden geçer, kâğıt tamamlanır, vicdan da bir şekilde susturulur. Sonrası? Sonrası trafiğin, kazanın, bedelin meselesidir. Lastik pahalı diye değiştirmeyen, muayeneden de saatlik kiraladığı lastikle geçen araç trafikte kabak lastikleriyle kazaya karıştığında “takdir-i ilahi” diyerek sıyırabiliyoruz çünkü..

Aynı tabloyu inşaatlarda görürüz. Demir vardır ama olması gereken kalınlıkta değildir. Çimento vardır ama karışımı eksiktir. Proje kâğıt üzerinde kusursuzdur; uygulamada ise her kat biraz daha inceltilmiş........

© Milat