menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahlakın promptu

9 0
sunday

İnsanlık tuhaf bir hazırlık içinde, kendi yarattığı yapay zekâya ahlak öğretmeye çalışıyor. Savaşları durduramayan, hakikati çıkarlarına göre eğip büken insan, şimdi karşısına aldığı makineye iyiliğin ne olduğunu anlatacak. Peki, hangi insan? Kendi çocuğunun güvenliği için dünyayı ayağa kaldırırken başka çocukların ölümünü stratejik hesapların içinde değerlendiren insan mı? Adaleti savunup sıra kendi yakınına geldiğinde ayrıcalık isteyen insan mı? Yalanı kınarken işine yarayan yalanı paylaşan insan mı?

Geçenlerde “Claude’u geliştiren Anthropic, 15’ten fazla dinî ve kültürlerarası gruptan uzmanlarla yapay zekânın ahlaki oluşumu üzerine görüşmeler yürütüyor” haberini gördüm. Ve sordum kendime: Din insanlarının, filozofların ve etikçilerin birikiminden yararlanmayı amaçlayan bu girişim, bir yapay zekânın değerlerini belirleme yetkisi kimde olacak? Katılımcıları kim seçiyor? Görüşler çatıştığında hangisi üstün geliyor? Şirketin çıkarlarıyla insanlığın yararı karşı karşıya geldiğinde son sözü kim söylüyor?

Çünkü ahlakın en zor sınavı, çıkarla karşılaştığı yerde başlıyor.

Aristoteles’e göre erdem, doğru davranışların alışkanlık hâline gelmesiyle gelişir. İnsan, adalet üzerine konuştuğu için adil olmaz; adil davranarak adaleti karakterine yerleştirir. Üstelik davranışın doğru görünmesi yetmez; bilinçli bir seçimden ve yerleşmiş bir karakterden doğması gerekir. Buradan bugüne baktığımızda rahatsız edici başka bir soru beliriyor: Yapay zekâ bizim söylediklerimizden mi,........

© Milat