Yaşayan ve Yaşatan Hastaneler
İnsanın konforlu ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmesi için, mutlaka sağlığına dikkat etmesi gerekir. Sağlıkla ilgili atasözlerimiz söylenmiştir. ‘’Sen sağ, ben selamet’’, ‘’Sağlık gibi dost, hastalık gibi düşman olmaz’’, ‘’Güneş girmeyen eve, doktor, girer’’ sözleri boşuna söylenmemiştir. Hayat kalitesinin yükseltilmesinde ve korunmasında sağlık önemli bir yer tutmaktadır. Sağlığın korunması ve geliştirilmesi kişinin öncelikle kendi sağlığına sahip çıkması ve sağlık bilincini geliştirmesi ile mümkün olduğu da unutulmamalıdır.
İnsan hayatı inişli çıkışlıdır, hastalandığımız zaman, şifa bulmak için mutlaka hastaneye uğrarız. Kapısından içeri girdiğimizde bambaşka bir dünyanın içerisine adım atarız. Önce acilde karşılanırız; kayıt yapılır, sıramızı bekler, hekime muayene oluruz. Sonrasında hekim kimi hastaya ilaç yazar, kimi hastayı ise tetkike gönderir, kimine de “yatış” verilir. İşte o andan itibaren hasta için yeni bir hayat başlar: hastane hayatı.
Fedakâr Çalışanlar
Servislerde yaşlısından gencine, kadınından erkeğine farklı hastalar aynı çatı altında bir araya gelir. Her birinin ayrı hikâyesi vardır. Bir odada hayat mücadelesi veren bir hasta, diğer odada taburcu olacağı günü iple çeken........
