Muasır medeniyet üstümüzdeyken

Hadise Hanım, Türkiye’yi de yardıma muhtaç ülkeler arasında sıralamış Türkiye’den Gazze’ye Sudan’dan Afrika’nın en uzak köylerine yardım çağrısı yapmış Unicef adına…

Gittim ta çocukluğuma…

Yolsuz, elektriksiz, susuz yıllar…

Kara lastik ayakkabının lüks olduğu yıllar…

Altı ay, bir pantolon bir cekete çalışıldığı çağdaşlık yılları…

Hadise Hanım, büyük hadiseleri hatırlattı.

Acı bir tebessümle bakılıyor maziye…

Hastaların hastanelerde rehin kaldığı, bir paket margarinin karaborsa olduğu muasır medeniyet yılları…

Darbeler muhtıralarla milletin ensesinde boza pişirilen, koruma kollama bahanesiyle ülkenin soyulup soğana çevrildiği, demokrasini tanklarla “balans ayarı” yapıldığı, “bizim çocuklar”ın altın yılları…

Marshall yardımları vardı.

1980’lere kadar sürdü bu yardımlar…

Margarin, un ve süt tozu…

Çocuk bu malzemeleri evine götürür. Ertesi gün öğleyin beslenme saatinde sınıflarda dağıtılırdı.

Bir öğrencini bir tane defteri olurdu.

Okuma-yazma aracı fasulye idi.

Akşamüzeri yağdanlıklar kontrol edilirdi.

Gazyağı yoksa erkenden yatılırdı.

7 numaralı lamba şişesi her evde bulunmazdı, varlıklı olmanın en büyük nişanelerinden........

© Milat