menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rusya’ya E-ticaret yapmak

21 0
28.06.2026

Türkiye’de e-ticaret konuşulunca çoğu zaman aynı başlıklara dönüp duruyoruz: Komisyonlar arttı mı, reklam maliyetleri yükseldi mi, kargo ne oldu, iade oranları nereye gidiyor, satıcı para kazanabiliyor mu?

Bunların hepsi haklı sorular.

Çünkü Türkiye’de e-ticaret artık yeni bir alan değil. Rekabet sertleşti, müşteri beklentisi yükseldi, satıcıların nefes alanı daraldı. Bugün birçok üretici ve satıcı şunu hissediyor: “Ürünüm var, emeğim var, kapasitem var ama aynı pazarda dönüp duruyorum.”

İşte tam bu noktada insanın biraz dışarı bakması gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Ozon Global Türkiye Genel Müdürü Hazal Maraş Tunçer ile yaptığım söyleşide, aslında sadece bir pazaryerini konuşmadık. Türkiye’deki üreticinin ve satıcının önünde duran yeni bir e-ihracat kapısını konuştuk.

Ozon, Türkiye’de son tüketici tarafından çok bilinen bir marka değil. Bu da normal. Çünkü Ozon’un müşterisi Türkiye’de değil, Rusya’da. Ama Rusya tarafına geçtiğinizde tablo değişiyor. Ozon, Rusya’nın en büyük e-ticaret platformlarından biri.

Rakamlar bazen soğuk görünür ama pazarı anlamak için gereklidir. Hazal Hanım 70 milyona yakın bir Ozon müşterisinden bahsediyor. 2025 verilerine göre e-ticaret pazarı ise 170 milyar dolar seviyesinde gösteriliyor. Sınır ötesi sipariş hacimleri 5 milyar dolar. Türk satıcılarının son 12 aydaki toplam ciroları da milyonlarca doların üzerinde.

Sipariş adedi tarafında daha da çarpıcı bir büyüme var: 2025’in ilk üç ayında 441 milyon olan sipariş adedi, 2026’nın ilk üç ayında 808 milyona çıkmış. Bu, yüzde 83’lük bir artış demek.

Ama benim için söyleşideki en dikkat çekici bölüm sadece bu büyük rakamlar değildi.

Asıl dikkat çekici olan, Rus tüketicisinin alışveriş alışkanlığıydı.

Hazal Hanımın anlattığına göre Ozon’un Rusya genelinde 80 binden fazla teslimat noktası var. Rus müşterilerin çok büyük bölümü ürünü evine istemek yerine bu teslimat noktalarından almayı tercih ediyor. Bizdeki kapıya teslim alışkanlığından farklı bir kültür bu. Müşteri ürünü teslimat noktasına gidip alıyor, orada paketi açıyor, deniyor, beğenmezse iade edebiliyor.

Bu sistemin satıcı açısından da, müşteri açısından da farklı sonuçları var. Müşteri için güven ve kolaylık sağlıyor. Satıcı açısından ise iade, teslimat, ürün kalitesi ve paketleme disiplinini daha önemli hale getiriyor.

Ozon Global Türkiye’nin sunduğu model, klasik anlamda “ürünü depoya gönder, bekle” modeli değil. Satıcı kendi ürününü kendi deposunda tutuyor. Sipariş geldiğinde paketliyor, etiketliyor ve seçtiği lojistik firmasına teslim ediyor. Son teslimat sürecini ise lojistik ağ üzerinden Ozon ekosistemi tamamlıyor.

Yani Türkiye’deki satıcı için sistem çok kolay, yerel pazaryerinde satış yapmaya benzer bir pratik sunuyor ama sonuçta ürün Rusya’daki alıcıya gidiyor.

Burada Türk satıcıların dikkatini çekecek birkaç başlık var.

Ozon Global........

© Milat