VİETNAM’IN HAYALETİ ORTADOĞU’DA: ABD İÇİN İRAN BATAKLIĞI |
“Tarih, sadece ibret almayanlar için tekerrürden ibarettir.” Bu kadim sözün bugün Washington ve Tel Aviv koridorlarında nasıl bir korkuya, nasıl bir stratejik körlüğe dönüştüğünü görmek için dahi olmaya gerek yok. Yıllarca “yenilmez armada” masallarıyla dünyayı hizaya çekmeye çalışan Pentagon’un, Vietnam’ın balta girmemiş ormanlarında bıraktığı o kirli gururu, bugün İran’ın sarp dağlarında ve Hürmüz’ün hırçın sularında tamamen gömülme tehlikesiyle karşı karşıya.
Vietnam’da yaşadıkları o meşhur hezimetin üzerinden yarım asır geçti. Ancak görüyoruz ki, ne “Domino Teorisi” safsatasıyla Güneydoğu Asya’yı kana bulayan o zihniyet değişmiş, ne de Müslüman coğrafyasını kendi kanlı ajandalarına göre tasarlamak isteyen o mütekebbir tavır. Bugün ABD ve Siyonist ortağının İran’a yönelik bir amfibi veya kara harekâtı planlarını konuşurken, aslında Batı’nın kendi sonunu nasıl hazırladığını da konuşuyoruz.
Vietnam: Bir "Süper Gücün" Ahlaki ve Stratejik Çöküşü
Hafızalarımızı tazeleyelim… 1960’ların başında Washington yönetimi, sözde “komünizm yayılmasın” diyerek Vietnam’a daldığında, elindeki teknolojik oyuncağına çok güveniyordu. Tonkin Körfezi’ndeki düzmece olaylarla savaşın fitilini ateşlediler, yüz binlerce askeri bölgeye yığdılar. Havadan tonlarca bomba yağdırdılar, kimyasal silahlarla ormanları ve insanları yaktılar. Sonuç ne oldu?
Kâğıt üzerinde “her şeyi yok eden” o devasa savaş makinesi, vatanını savunan bir halkın direnişi karşısında paslanmaya mahkûm oldu. Viet Cong’un o meşhur yer altı tünelleri ve gerilla taktikleri, ABD’nin akıllı füzelerini de, kibirli generallerini de felç etti. Vietnamlılar sadece düşmanla değil, topraklarını işgal eden o kirli zihniyetle savaştılar.........