Kibbutz’dan firar eden vicdan: Terör devletinin en büyük kabusu Zohar Regev

Bazen bir devletin en büyük kâbusu, sınırlarının dışındaki ordular değil, kendi evlatlarının gözlerindeki o yalın, hesapsız dürüstlüktür. Çünkü silahı silahla bastırabilir, propagandayı daha büyük bir yalanla örtebilirsiniz. Fakat kendi sütünüzle beslediğiniz, kendi anlatılarınızla büyüttüğünüz bir zihin kalkıp da yüzünüze "Bu yaptığınız zalimliktir" dediğinde, işte o an kaleniz içeriden sarsılmaya başlar.

Zohar Regev’in İçeriden gelen itirazı, küresel güç dengelerinin ve propaganda savaşlarının en kırılgan noktasını yakalıyor. İşte o sarsıcı anı, modern dünyanın "demokrasi" makyajının döküldüğü o çıplak kareyi yazıyla da hafızalara kazımak gerektiğine inandığım için bu yazı kaleme alındı.

Özellikle, 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı olayından sonra, on binlerce ölü ve o sayının iki katı Gazzeli Müslümanın, aç- susuz – soğukta – sıcakta alçakça işkenceler altında, uğradığı soykırım ve mezalime duyarsız kalmaya devam eden, Türkiye ve bazı Müslüman ülkelerde İsrail’e boykot çağrılarına kulak asmayan, (sözde) Müslüman başörtülü kadınların ve muhafazakar erkeklerin Starbucks Caferlerde kahvelerini keyifle yudumlamaya devam etmelerinden duyduğum üzüntüye karşı, Zohar Regev’in bu asil duruşunu anlatmak, bu yazıyı kaleme almak bir ibret vesikası hükmündedir.

Soykırımcı Terör Devleti İsrail’in bugün "hain" damgası vurarak mahkeme salonlarında zincire vurduğu Zohar Regev, tam da bu sarsıntının, sistemin kalbinde açılan o devasa ahlaki çatlağın ete kemiğe bürünmüş halidir.

O mahkeme salonundan sızan tek bir kare fotoğrafı dikkatle inceleyin.

Karşımızda elleri kelepçelenmiş, başı örtülü bir asil bir kadın duruyor. Bu görüntü, modern dünyanın "demokrasi vahası", "hukuk devleti" diye yıllardır milyarlarca dolarlık bütçelerle pazarladığı o cafcaflı vitrinin arkasındaki karanlığı tek bir saniyede faş eden edebi bir vesikadır. O kelepçeler aslında Regev’in bileklerine değil, insanlığın ortak vicdanına vurulmak istenen bir gözdağıdır.

Ancak bu hikâyeyi asıl sarsıcı kılan şey, Zohar Regev’in kimliğidir.........

© Milat