menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İslam birliği için yeni bir fırsat

5 0
24.01.2026

Uluslararası hukuk dedikleri şey, son birkaç yılda gözlerimizin önünde eridi. Kâğıt üzerinde Birleşmiş Milletler var; fakat sahada ABD ve İsrail’in Gazze’de sergilediği hukuk tanımaz tutum, bu yapıyı işlevsizlik seviyesinin bile altına düşürdü. Açık konuşalım: BM zaten 2. Dünya Savaşı’nın galip emperyal devletlerinin menfaatlerini korumak, sömürülerini farklı versiyonlarda sürdürmek, işleyecekleri katliamların sorgulanmasını engellemek için kurulmuştu.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünya iki büyük değişim yaşadı. İlki Avrupa’nın liderliği kaybedip “dünya sistemi olmaktan çıkıp dünya alt sistemi” haline gelmesiydi. İkincisi ise ABD ve Sovyetler etrafında iki kutuplu düzenin inşa edilmesiydi. Böylece savaşta ordularıyla ayakta kalan iki güç, küresel hegemonya kavgasını “Soğuk Savaş” denen uzun bir döneme yaydı.

Bu dönemde Türkiye, ekonomik ve askerî menfaatleri gereği Batı’ya yöneldi. ABD ile kurulan ilişki, Marshall yardımlarından NATO üyeliğine, yüksek propaganda destekli anti-komünizm rüzgarına, darbeler dönemine ve 2000’lere kadar uzandı. İlişki yalnızca jeopolitik değildi; Türkiye’nin kendi stratejik kapasitesini yeterince kullanamaması da bağımlılığı artırdı. Ebedi dostluk da olmaz; ebedi düşmanlık da… Ama Türkiye, coğrafyasının sunduğu imkânları uzun yıllar boyunca kullanamadı.

Bu süreçte bir başka gelişme yaşandı: ABD’de ister Cumhuriyetçiler ister Demokratlar iktidara gelsin, İsrail’e verilen destek asla değişmedi. 1990’lardan itibaren Evangelist seçkinler Amerikan politikasına yön vermeye başladı; hükümetlerde ve Pentagon’da Yahudi asıllı kadrolar belirleyici roller üstlendi. ABD, Siyonizm’in adeta ikinci devleti haline geldi.

Bugün artık bunun sonuçlarını yaşıyoruz. Amerikan seçkinlerinin İsrail yanlısı dogmatizmi öyle bir noktaya vardı ki, Avrupa bile bu sarsıntı altında kendi geleceğini sorguluyor. İngiltere’den Almanya’ya, Fransa’dan Kanada’ya kadar üstün olduğunu iddia eden yapıların içi kaynıyor. Çin ve Rusya Federasyonu ise sistemin çatlamasını fırsata çevirmeye çalışıyor.

Bu panoramada Türkiye yalnızca jest yapan bir devlet değil; sahada, masada ve zihinlerde oyun kuran bir aktördür. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır........

© Milat