Balfour'dan Bugüne Değişmeyen Tek Şey: İsrail’in Pragmatizmi
Son haftalarda, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimcilere (Filistin İşgalcisi katil Siyonistlere) yaptırım uygulanması ihtimaline karşı İngiltere’yi misillemeyle tehdit etmesi, diplomasi koridorlarında şaşkınlıkla karşılandı. Soru net: Kendisine 1917 Balfour Deklarasyonu ile Filistin coğrafyasının kapılarını açan, devletleşme yolundaki en büyük hamisi İngiltere’ye, İsrail bugün nasıl oluyor da bu denli cüretkâr bir tavırla meydan okuyabiliyor?
Cevap, İsrail sağının değişmeyen genetik kodlarında ve tarihin soğuk pragmatizminde saklı.
Bugün İngiltere’ye savurulan bu tehdit, sanıldığı gibi bir "eksen kayması" ya da "dostluğa ihanet" değil; tam aksine, Siyonist hareketin kuruluşundan bu yana uyguladığı metodolojinin yalın bir tezahürüdür. 1917’de İngiliz Dışişleri Bakanı Arthur Balfour o tarihi deklarasyonu yayımladığında, Londra’nın derdi Yahudi milletine bir yuva sunmak değildi. İngiltere, Süveyş........
