menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İkâmet

22 0
09.02.2026

“Bir yerde yerleşip oturma, mukim olma” ikâmetin karşılığı olarak veriliyor. Mukim olanlar oranın yerlisi olarak da görülür. Sonradan bir yere yerleşmiş olmak ile eskiden beri orada yaşıyor olmak arasında da fark vardır. İkâmet, oralı olmaktır, oraya ait olmaktır, orayla bir olmaktır.

Bir yerin yerlisi olmak, oranın geleneğini, kültürünü, tarihini, hayat biçimi her yönüyle bilmek anlamına geliyor. Çünkü insan yaşadığı yerin özellikleriyle büyür. Mutfağından başlayarak hayatın tüm alanlarını kuşatan ve belirleyen bir kalıp içinde şekillenir insan. Dil, kültür, inanç, âdetler, toplumsal normlar velhasıl doğumdan ölüme her şey yaşanılan yerin hususiyetleri ölçüsündedir.

Ayrıca ikâmet eden, ikâme eder yani yaşadığı yere bir şey katar, bildiklerinin üzerine bir şey koyar böylece öğrenilenin gelişmesi ve ayakta durması için bir vazifeyi yerine getirmiş olur. İçinde yaşadığı topluma katkı sunmakla insan kendi saygınlığını da artırmış olur.

Günümüzde ikâmet kavramı kendi anlamından daha doğrusu yukarıda izah etmeye çalıştığımız derinlikli anlamından sıyrılarak daha basit ve dar bir anlama evrilmiştir. Şöyle ki insanların ikâmetleri çok sık değişebiliyor. Dolayısıyla oranın yerlisi olmak ve yaşanılan mekânın kültürünü, görgüsünü öğrenmek için bu zaman dilimi yeterli değildir. Bu yaşam tarzı “yerlilik” yani fikir ve kültür olarak öz kaynaklardan beslenme, ona dayanma durumunu ortadan kaldırıyor. Neticede gelenek sürmüyor çünkü sürekliliği olmayan ikâmet biçimi insanları birbirine yabancı kılıyor.

Modern hayatın insanı getirdiği yer ikâmet olmaktan çıkıyor, pratik bir hayat biçimine........

© Milat