menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitim ve üretim

22 0
27.04.2026

Eğitim niçin vardır? Bir ülke, eğitim sistemini neye göre planlar? Eğitim yalnızca bireye bilgi aktarmak, onu belli davranış kalıplarına sokmak, sosyal hayata uyumlu hâle getirmek için mi vardır yoksa insanı hayata hazırlayan, üretime katan, kendi geleceğini kurabilecek donanıma ulaştıran büyük bir inşâ süreci midir? Asıl soru budur.

Eğitimin hayatta karşılığı olmayan bir öğrenme sürecinin, birey ve toplum açısından ne kadar anlam taşıdığı ciddi biçimde sorgulanmalıdır. Sadece “iyi birey” yetiştirmek yeterli değildir, çocuğun hayatta kalabilmesi, kendi geleceğini inşâ edebilmesi, ülke ekonomisine katkı sunabilmesi için aldığı eğitimin yaşamda gerçek bir karşılığı olmalıdır. Aksi hâlde insan ömrünün yaklaşık dörtte birine denk gelen o uzun eğitim süreci, formal kalıplar içinde boşa harcanmış bir zamana dönüşebilir.

Bugünün dünyasında çocukların yalnızca bilgiyle değil, yetenekleri ve yaratılışlarında var olan potansiyelleri doğrultusunda üretime dâhil edilmeleri gerekmektedir. Her çocuk, içinde işlenmeyi bekleyen bir cevher, keşfedilmeyi bekleyen bir istidat taşır. Yaratıcı tarafından insanın özüne yerleştirilmiş bu potansiyelin eğitim yoluyla teknik bilgiyle buluşturulması, aslında eğitimin en temel amaçlarından biri olmalıdır. Eğitim; çocuğun içindeki icadı, fikri, beceriyi ve üretme kapasitesini ortaya çıkarmalıdır. Ancak ne yazık ki ülkemizde eğitim sistemi, çoğu zaman ideolojik ve politik müdahalelerle asıl mecrasından uzaklaştırılmakta ve çocukların kabiliyetlerini geliştiren bir yapıdan çok, onları edilgenleştiren bir yapıya dönüştürülmektedir.

Bu nedenle pek çok genç, kendi yeteneğini keşfedemeyen, iç dünyasında taşıdığı gücü açığa çıkaramayan, toprağın altında kalmış ama........

© Milat