menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zorlama Siyaseti, Sahil Dinamikleri ve Suriye’de Kapanmayan Dosya

8 38
06.01.2026

Suriye’de siyaset uzun süredir “zorunluluk” kavramı üzerinden okunuyor. Uluslararası baskılar, askeri dengeler ve derinleşen ekonomik çöküş karşısında ülkedeki tüm aktörlerin mecbur kaldığı sıkça dile getiriliyor. Bu tespit doğru; ancak tek başına yeterli değil. Zorlama, siyaseti sona erdirmiyor. Aksine, onu daha dolaylı, daha karmaşık ve daha yerel düzlemlerde işleyen bir biçime dönüştürüyor. Bugün Suriye’de yaşanan tam olarak bu: kararın merkezde olmadığı, fakat sonuçların sahada şekillendiği uzun soluklu bir siyaset.

Bu tablo en net biçimde rejim kontrolündeki alanlarda, özellikle de Alevi sahilinde gözlemleniyor. Resmî olarak Şam hâlâ devletin merkezi ve nihai karar makamı gibi görünse de, fiiliyatta sahadaki güç ilişkileri çok daha parçalı bir yapı arz ediyor. Süheyl Hasan, Rami Mahluf ve Kıyas Delle gibi figürlerin etrafında şekillenen ağlar, rejimden kalan askerî ve güvenlik unsurlarını yeniden organize etmeye çalışıyor. Bu çabalar klasik anlamda bir kopuş ya da açık isyan niteliği taşımıyor; daha ziyade olası bir siyasal yeniden yapılanma sürecinde masada kalma ve kayıpları sınırlama girişimi olarak okunmalı.

Süheyl Hasan’ın askeri geçmişi ve sahadaki sertlik imajı, özellikle eski subaylar ve güvenlik bürokrasisi üzerinde hâlâ belirli bir etki yaratıyor. Rami Mahluf ise doğrudan askerî bir aktör olmamasına rağmen, ekonomik ağlar, aile bağları ve sosyal ilişkiler üzerinden Alevi sahilinde kayda değer bir nüfuz alanını muhafaza ediyor. Kıyas Delle gibi daha az bilinen fakat yerel düzeyde etkin isimler de bu boşluklarda rol üstleniyor. Bu aktörlerin ortak noktası, rejimin merkezî otoritesine tam anlamıyla bağlı olmamaları; ancak rejimin tamamen tasfiye edilmesine de rıza göstermemeleri. Amaç, yeni bir düzen kurulacaksa bu düzenin tamamen dışında kalmamak.

Bu durum, “zorlama siyaseti”nin sahadaki somut karşılığını açık biçimde gösteriyor. Şam, savaş başlatacak ya da kapsamlı bir strateji dayatacak güçten yoksun. Ancak sahip olduğu şey daha kritik: kendisini dışlayan her düzenlemeyi yavaşlatma, aşındırma ve........

© Milat