İlkeli Pragmatizm: Gri Alanlarda Adaleti Aramak |
Günümüz Orta Doğu siyaseti, siyah ve beyazın birbirine karıştığı, dostun düşmanla, müttefikin rakiple aynı masada oturduğu devasa bir satranç tahtasına benziyor. Bu karmaşa içinde bireyler ve toplumlar, çoğu zaman duygusal reflekslerle ya da katı ideolojik kalıplarla bir taraf seçmeye zorlanıyor. Ancak geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yankı bulan Dr. Muhammed el-Muhtar eş-Şankiti’nin bir paylaşımı, bu "toptancı" bakış açısına çok sert ve sarsıcı bir itiraz getiriyor.
Şankiti, özellikle İran’ın bölgedeki ikircikli rolü üzerinden kurduğu mantık zincirinde şöyle diyor: "Eğer İran'ı bir ülkede Müslümanları öldürürken, başka bir ülkede ise onlarla birlikte savaşırken bulursan; Müslümanları öldürdüğü yerde karşısında dur, Müslümanlarla birlikte savaştığı yerde ise yanında dur." Bu cümle, ilk bakışta çelişkili gibi görünse de aslında "ilkeli pragmatizm" dediğimiz, adaleti aktöre değil eyleme endeksleyen kadim bir hikmetin modern bir izdüşümüdür.
Toptancılık Çıkmazı ve Kimlik Siyaseti
Modern insanın en büyük zihinsel hapishanesi "toptancılık"tır. Bir devleti, bir grubu veya bir şahsı "mutlak iyi" ya da "mutlak kötü" kategorisine hapsettiğimiz an, o aktörün yaptığı her yanlışı savunmak veya her doğruyu reddetmek zorunda kalıyoruz. Bu durum, bizi hakikatin peşinden koşan özgür bireyler olmaktan çıkarıp, partizan birer holigana dönüştürüyor.
Şankiti’nin dikkat çektiği nokta tam da burasıdır. Bir........